Kaybedenler Kulübü Filmi kısaca, 1994 yılında Kent Fm'de yayına başlayan ve 7-8 yıl kadar süren Kaybedenler Kulübü adındaki radyo programını ve o radyo programını sunan dj'ler Kaan (Nejat İşler), Mete (Yiğit Özşener) nin hayatlarını konu alan bir film.
Oyuncu kadrosu, Kaybedenler Kulübü'nün orjinal playlistinden oluşan uzun metrajlı müzikleri, film adına My Woman şarkısına çelilen kliple ve vizyona girmeden senaryosunun anlatıldığı kitabıyla şimdiden bayağı ses getiren filmde, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Fotoğraf Bölümü ile koordineli bir şekilde çalışılmış.
Bu film ayrıca, aynı anda Red Camera ve Canon Mark II kamerası kullanılarak Türkiye’de çekilecek ilk film olacak.
Bu film ayrıca, aynı anda Red Camera ve Canon Mark II kamerası kullanılarak Türkiye’de çekilecek ilk film olacak.
Diğer ayrıntılara gelecek olursak; Filmin yönetmeni ve aynı zamanda yapımcı ve senaristlerinden biri olan eski Deniz Kuvvetleri Komutanı olan Oramiral Özden Örnek'in oğlu Tolga Örnek'in babasısının Balyoz Davası kapsamında tutuklanması nedeniyle film beklenen vizyon tarihi 11 Mart'a yetişemedi. Bu nedenle filmin vizyon tarihi 25 mart'a alındı ve Tolga Örnek babasının gelemeyecek olması nediyle film için gala düzenlenmedi. Fakat dün gece film adına başrol oyuncularının da katıldığı bir sound track partisi düzenlendi.
Filmin hikayesi ise şöyle; Alternatif kitaplar basan bir yayınevinin sahibi olan Kaan (Nejat İşler) ile Kadıköy’de bar işleten, çok sıkı bir plak ve efemera koleksiyoneri olan Mete (Yiğit Özşener), 90’lı yılların ikinci yarısında, sanki bir yerde oturmuş konuşuyorlarmış ve kimsenin bundan haberi yokmuş gibi bir radyo programı yapmaya başlarlar. Yaptıkları program zaman içinde hem onların hem de dinleyenlerin hayatını değiştirecektir.
Programın şöhreti hızla yayılırken Kaan ve Mete eski hayatlarına aynen devam ederler. Hergün başka kadınlarla yalnızlığını gidermeye çalışan Kaan, aradığı aşkı Zeynep’de (Ahu Türkpençe) bulur ve bu aşkı tutkuyla yaşamaya çalışır; aralarındaki hayat görüşü farklılığına rağmen… Bu arada herkesin kendi kaybını bulduğu Kaybedenler Kulübü, toplumun farklı kesiminden insanları biraraya getirerek adeta bir ‘ortak mahalle’ de buluşturur. Kendi yalnızlıklarıyla bile dalga geçen, sisteme her gün başkaldıran, hayatın kıyısında yaşayan Kaan ve Mete’nin renkli hayatlarını yansıtan programın tutkunları, Kaybedenler Kulübü'nün üyeleridir artık.
Benim film hakkında aktaracaklarım ve söyleyeceklerim şimdilik bu kadar. Bakalım vizyona girdiğinde de olumlu tepkiler almaya devam edecek mi? Son olarak buyrun filmin fragmanını izleyin.


0 yorum yapılmış:
Yorum Gönder
Yorum yapmadan önce Adı/URL seçeneğini seçip en azından ismininizi belirtmenizi, Türkçemizi en iyi şekilde kullanmaya gayret göstermenizi ve hakaret içeren yorumlarda bulunmamanızı rica ederim.
Bu blogu takip etmek isterseniz facebook, friendfeed, twitter ve rss seçeneklerinden size en uygun olanını kullanıp, güncel içeriklerden anında haberdar olabilirsiniz. Ayrıca herhangi bir konuda benimle iletişime geçmek isterseniz, buraya tıklayın. Sağlıcakla kalın.