2010'da Yaşanan Önemli Olaylar

2010'da Türkiye ve Dünya'da çok önemli olaylar yaşandı. İhlas Haber ajansı'da bu yıl yaşanan önemli olayların haberlerini içeren bir video hazırlamış. Buyrun izleyin.

video

Yeni Yılınız Kutlu Olsun

2010 yılı acılarla, sevinçlerle geride kaldı sayılır. 2011 yılı daha fazla umut, daha fazla sevinç, daha fazla mutluluk getirir inşallah. Yaşamınızda güzel yıllar, mutlu yarınlar, gerçek dostluklar hep sizinle olsun. Hepimizin tüm ilgisi gelecek olmalıdır, çünkü yaşamımızın geri kalanını orada geçireceğiz. 2011 yılı geleceğimize atacağımız ilk adımdır.


Tüm adımlarımızın sağlam olmasını, yeni yılın size ve tüm sevdiklerinize sağlık, mutluluk, neşe, başarı, bolca para, sevgi ve huzur getirmesini dilerim. Öyle kuru kuruya Mutlu yıllar demek olmaz değilmi? Bu yıla Pelin Bayrak'ın seslendirdiği çok anlamlı, mutlaka izlemenizi önerdiğim bir video ve çok anlamlı bulduğum bir kaç satır söz ile veda ediyorum. Seneye görüşmek dileğiyle, yeni yılınız kutlu olsun.

Her başarısızlık sizin için KAVŞAK,
Endişeleriniz VİRAJ,
Arkadaşlarınız bazen GAZ PEDALI, pedalı,bazen FREN,
Düşmanlarınız trafik ışıklarındaki KIRMIZI,
Aileniz yolunuzdaki UYARI TABELALARI,
İş hayatınız ENGEBELİ BİR ARAZİ...

Ama...

Deponuz PRENSİPLERİNİZLE'le doluysa,
Motorunuz İRADENİZ kadar sağlamsa,
İnancınız GARANTİ BELGENİZ olmuşsa,
Ve her anınızda YARATAN'ın varlığını hissediyorsanız...
Dilediğiniz yere er geç varacaksınız!

video

Korsanla Mücadele

Eskiden korsan ürünler seyyar tezgahlarda ve bazı mağazalarda satılırdı. Dolayısıyla korsanla mücadele o zamanlarda daha kolaydı ve korsan şu an olduğu kadar yaygın değildi. Fakat bu korsan olayı sanal ortama taşınınca çok daha fazla yayıldı ve neredeyse mücadele edilemez hale geldi. Korsan içeriğin en fazla yayıldığı ülkelerden biri de

Türkiye. Ama bu konuda henüz yeterli tedbirler alınmış ve bu konuda yardımcı olacak iyi bir oluşum meydana çıkmamıştı. Ama artık var Korsanla Mücadele adında bir web sitesi var. Bu sitenin amacı kişilerin isteğiyle kişisel bilgiler, kişisel resimler, kişisel videolar, müzik, albüm, film, konser, yazılım, uygulamalar, kişisel olan neyi varsa veya ticaretini yaptığını neyi varsa kişilerin haklarını koruyarak internet ortamından kaldırmak. Peki bu işi nasıl yapmayı planlıyorlar diye soruyorsanız. Cevapları şöyle:

Siteler ile irtibata geçiyorlar kaldırılmasını istediğiniz neyiniz varsa ama neyiniz varsa sildiriyorlar, buna yanaşmayan site sahiplerinin verilerini yazdığımız programlarla kaldırmayı gerçekleştiriylar, oldu da bunlar da sonuç vermezse bilişim avukatımız aracılığıyla ihtarname gönderiyorlar ve savcılık aracılığıyla sözü geçen sitenin kapatılmasını ve bilgilerin silinmesini sağlıyorlar.

Bu site, oluşum henüz daha yeni. Site bile am anlamıyla oturmuş değil. Bu yüzden yaptıkları ve yapacakları konusunda kesin bir şey söyleyemem. Ama bu oluşumun korsanla mücadele açısından yararlı olabileceğini ve güvenilir olduklarını sanmaktayım. Tabiki ne kadar güvenilir olduklarını ve yararlı olacaklarını zaman gösterecektir.

Hür Adam Filmi

Bediüzzaman Said Nursî'nin 40 ila 70 yaşları arasındaki hayatını konu alan Hür Adam filmi 7 ocakta Türkiye'de 13 ocakta da diğer ülkelerde vizyona giriyor. Said Nursî'nin yaşadığı dönem de vefat ettikten sonra, kendisi ve eserleri hakkında çeşitli tartışmalar meydana gelmiştir. Günümüzde de onun imani, sosyal, siyasi konulardaki yaklaşımını tasvip edenler ve etmeyenler olmuştur ve hep olacaktır.

Fakat bu filmi Said Nursî'yi seven, sevmeyen, yaptıklarını tasvip eden, etmeyen herkes izlemelidir diye düşünüyorum. Her ne olursa olsun Said Nursî, sonuçta bizim tarihimiz de önemli bir yer edinmiş bir zat ve bu film bizim sinemacılarımızın bir projesi. Kısacası bu film tarihimize ve sinemacılarımaza destek amacı ile olsa da izlenmelidir.

Ayrıca filmin oyuncuları, Bülent Polat, Ahmet Yenilmez, Taylan Güner, Mürşit Ağa Bağ, Orhan Aydın, Tekin Temel, Halil İbrahim Kalaycıoğlu, Mesut Çakarlı, Murat Coşkuner, Yaşar Üzer, Yönetmeni ise Mehmet Tanrısever. Buyrun Hür Adam filminin fragmanını izleyin.

video

Statta Evlenme Teklifi

Evlenme teklifleri ile ilgili bir çok anı dinlemişimdir, video izlemişimdir. Fakat aşağıda yer alan videodaki gibisini ne izledim ne de duydum.

Aslında bu teklif artık sıradan bile sayılabilecek hale gelmiş olan, statta yapılan evlenme tekliflerinden biri. Ama karşı tarafın bu teklife verdiği tepki oldukça olağan dışı.

Öyle ki kız'ın verdiği tepkiyi görünce insanın, adamın evlilik teklifi yaptığına inanası gelmiyor.

video

Doktorum Altın Kafeste

Doktorum Altın Kafeste kitabı,  Rize Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Cerrahisi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şaban Şimşek'in yaşadığı, ve meslektaşlarının yaşanmış fıkra gibi hikayelerini bir arada topladığı, halk arasında genellikle zengin olunabilecek, gösterişli bir meslek olarak algılanan doktorluğun oysa çok zor bir meslek olduğunu, kısacası doktorların bir bakıma altın kafeste olduğu anlatan ve sizi herhangi bir fıkra kitabından çok daha fazla güldürebilecek, aynı zamanda düşündürebilecek güzel bir kitap.  Kitaptaki doktor ve hasta arasında geçen fıkra gibi diyalogları okuduğunuzda  bu kitabı niye tavsiye ettiğimi ve beğendiğimi anlayacaksınız.


İşte fıkra gibi hem güldüren, hem de düşündüren o diyaloglardan bazıları:

Göz muayenesinden bağsur teshişi

Hastanın kansızlığından şüphelenen doktor sorar…
Sizin basurunuz var mı?
- Vallayi var, doktor bey. Affedersiniz ama bugünlerde biraz da azmış vaziyette.
... Hasta, bu teşhisten pek memnun kalır. Dışan çıkar çıkmaz, daha kapıdayken arkadaşına şöyle fısıldadığı duyulur.
- Vallayi, helal olsun adama; doktor, ama doktor ha!.. Ulan gözüme bi baktı, neremdeki hastalığı anladı!

İlaçlar doktorun sağlık karnesine

Muayene olan hasta, doktordan ilginç bir istekte bulunur.
Hasta: Doktor hanım, ilaçları senin sağlık karnene yazdırsak olur mu?
Doktor: Benim karneme mi? Niçin?
Hasta: Benim sağlık karnem yok.
Doktor: Peki seni kimin sağlık karnesi ile muayene ettik?
Hasta: Komşunun kızının sağlık karnesiyle... Onu bu sıra çok kullandık. Artık yüzüm tutmuyor.

Reçeteye Limonata

Hanımlar bir ara ''Calcium Sandoz'' yazdırmaya merak sarmış.
Dr. Filiz Avşar, merak edip bir hastasına soruyor:
-Ne yapıyorsunuz bu kadar Calcium Sandoz'u?
-Günlerimizde gelen misafirlere ikram ediyoruz. Herkes çok memnun.

Onu da sen bileceksin

Rize'de bir hasta muayeneye gelir.
-Emice hoşgeldin, neyin var?
-Allah'a şükür dededen, babadan kalma bir şeyler var. Onlarla geçinip gidiyoruz.
-Onu sormadım, neyin var, neyin?
-Haa! Onları sorma doktor bey, uc uşağum var ama olmaz olsunlar. Kizlar zati gittiler.
-Emice sana onu sormuyorum. Hastalığın nedir?
-E uşağum, afedersunuz yani hocam. Onu da sen bilecesun da. Ben ne içun geldum buraya.

Hasta canlı bacak istiyor

Ortopedistler bacağını yitirmiş bir hastaya bacak takarlar, ama hasta yine de memnun değildir.. Hasta söylenip durur:
- Ben bunu kabul etmiyorum!
- Niçin?
- Ben gerçek (canlı) bacak takılacak zannetmiştim!

Israrla göz ameliyatı olmak istiyor

Doktor Bey, benim bir gözüm görmüyor; ameliyat olmak istiyorum.
- Peki, bunu poliklinikteki doktorlara söylemedin mi?
- Söyledim ama yapmıyorlar!
- Allah, Allah! Peki ne dediler sana?.
- Sen ameliyat olamazsın dediler; gözüm çürükmüş!?
- Anladım, öyle diyorlarsa öyledir!.. Peki, bir göz yetmiyor mu?
- Hocam yetiyor da yine de ameliyat olmam lazım!
- Niçin? Bak, teyzem; bir gözün bozuk, tamam!.. Ama genel
durumun da hiç iyi görünmüyor. Yani diğeriyle yaşayıp gidersin ama Allah korusun ya ameliyatta bir şey olursa?!
- Doktor Bey, haklısınız ama benim ameliyat olmam lazım!
- Peki neden ama? Ben "sıkıntı" var diyorum!
- Hocam sakatlık derecemin yüksek olması lazım! Bak bu kağıtta; "Göziin sonucu olmadan olmaz," demiş doktor.

E harfi ne tarafa bakıyor

Hastaya okuma eşelinden bir harf gösterilir.
-Bu (E) harfini görebiliyor musun?
-Evet
-Uçları hangi tarafa bakıyor?
-Gebze istikametine doktor hanım! (Hasta Gebze-Kadıköy hattında çalışan bir minibüs şoförü imiş.)

Benzetmenin böylesi

- Sağ taraftan, yukardan aşağı doğru okuyun lütfen.
- Z, F, 5...
- Peki şu sıradakiler?.. Mesela şu?
- Vallahi hocam, o gösterdiğiniz "ay" gibi bir şey de, yanındaki "haç"a benziyor!!!
- Affedersiniz, neye benziyor?
- "Haç"a hocam, kuyruğu "haç"a benziyor!
- Peki sen yurtdışından mı geliyorsun?
- Evet hocam. Kırk yıldır Almanya'dayım; ilk gidenlerdenim ..

Retinayı yedek parça sanan vekil

Vallahi ben kısa konuşacam. Bana "retinan bozıık" dediler.
Yerinde değilmiş!.. Yırtılmış mı ne!
- O zaman durum ciddi demektir, Sayın Vekilim. Bir muayene edelim bakalım ...
- Ya, doktorum, bir şey daha sorabilir miyim?
- Tabii ki.
- Ya, bu "retina" dedikleri şey olmazsa olmaz mı?

Fıtık ameliyatı için not

Hastanın biri fıtık ameliyatı olacak. Anestezi verip ameliyat masasına yatırıyorlar. Hastanın fıtık ameliyatının başlaması için üzerindeki eşyalar çıkartılınca ameliyat bölgesine yapıştırılan bir not dikkat çeker.
-Fıtığım sağ taraftadır. Hayırlı başarılı ameliyatlar.

Beyim deduk ya doktor hanım

Rize'de bir çocuk hastamın genetik kaynaklı olduğunu düşündüğüm bulguları vardı. Annesine eşiyle akrabalığı olup olmadığını soruyorum.

-Beyinle yakınlığın var mı?
-Beyim deduk ya doktor hanım. Daha ne yakunluği olacak!

Okula yan götüren gözlük

İlkokul öğrencisi bir çocuk hem yakını hem de uzağı iyi görememektedir. Teşhis: yüksek hipermetropik astiğmatizma. Doktor küçük Mustafa için gözlük camı denemeye başlar.
- Nasıl Mustafa böyle bir gözlük ister misin?
- Evet , çok iyi görüyorum doktor amca. Bundan bana yaz!
- Olur Mustafa, eğer iyi gördüysen, rahatsan!?
Birkaç gün sonra Mustafa tekrar gelir
-Dokor amca bu gözlük iyi göstermiyor!
- Ne oldu Mustafa? Hani çok hani çok iyi gösteriyordu?
- …
- Peki peki tamam! Ne gibi şikayetin oluyor?
- Bu gözlük beni okula yan götürüyor!
- Hay Allah! Nasıl, nasıl?
- Okula yan götürüyor
(doktor gözlüğü kontrol ettiğinde gözlüğün 180 derece yerine 90 dereceye ayarlandığını fark eder)

Ağaçtan düşen hasta

Doktor muayenesinin yapıp, ciddi bi şeyi olmadığını söyler ama hasta hala inleyip ağlıyordur…
- Ağrın geçmedi mi?
- Sağol Doktor Bey, mühim bir ağrım yok! ..
- Peki o halde niçin inleyip duruyorsun?
Hastanın verdiği cevap kadere ve hatta atasözlerine(!) yürekten inanmış saf Anadolu insanının hayata bakışını özetliyordu:
- Doktor Bey, belki sen bilmiyorsunuz ama bizim buralarda bir söz vardır; "Cevizden düşen iflah olmaz" diye. Sen "Bir şeyin yok." diyorsun ama ben artık iyileşmem... Vallahi iyileşmem!.. Hadi ben gittim, bir şey değil ama ya geri kalanlar? Onlar ne olacak?.. işten ben onlara ağlıyorum!

Nasıl ıkınayım

Bir hastaya Doppler US yapılmaktadır.
Doktor:
- Lütfen tuvaletinizi yapar gibi ıkınır mısınız?
- Büyük tuvalet gibi mi yoksa küçük tuvalet gibi mi doktor bey?

Arrest'i abdest olarak okuyan hasta

Hasta MR odasındaki Arrest yani kalp durması esnasında basılması gereken tuşa basınca doktorar telaşla odaya girer…
Ne oldu beyefendi?.. Ne şikayetiniz mi var?
- Şey... Şikayet değil de...
- Nedir amcacığım. Bir şikayetin yok mu yani?
- Yok, yok. Affedersiniz, küçük abdestime sıkıştım da!
- Hay Allah!.. Tamam amcam, tamam da kırmızı düğmeye
niye bastın?
- Ne bileyim, öyle yazıyordu!
- Nerede yazıyor, ne yazıyor?
- Şu kapıda.
- Ne okudun orada? Öyle bir şey yazmıyor ki!
Yaşlı adam biraz sinirleniyor.
- Yazmıyor olur mu oğlum, işte orada yazıyor; tam kapının ortasında!
-Peki ne yazıyor okur musun?
Okurum tabii: “Abdest durumunda telefonun 5 tuşuna basarak anestesiye ulaşabilirsiniz”

Memleketimize sahip çıkalım

Göz muayenesi yaptığım hastaya ışıklı tabeladan harf okutturuyorum:
- Beyefendi, sağ taraftan yukandan aşağıya doğru okur musunuz lütfen?
- Zonguldak'ın Z'si, Fransa'nın F'si, Samsun'un S'si...
Polatlı'nın P'si.
- Pardon, nerenin nesi?
- Polatlı'nın P'si.
- Hay Allah, Polatlı da nereden çıktı?! Otuz yıldır ilk defa
"P" harfini Polatlı ile kodlayanı gördüm; "P" için genellikle Pa-
ris kullanılır.
- Hocam, benum kardaşum orda imamdur da! Hem Polatlı varkenParis niye diyeceğum? Memleketumuze sahip çıkalum da!

Kafaya giyilen galoş

Erzurum' da kliniğimizin koridorunda başına poşet geçirmiş bir ziyaretçiyle karşılaşıyorum:
- Amca o ne? Başındaki nedir öyle?
- Ne bilirem doktor bey, sizin kafanızdakileri görince (bone), “doktorlar onu takıyorlar, bize de bunu veriyorlar” diye düşündüm.

İncirin Faydaları

İncir, yapılan araştırmalara göre insanoğlunun bilgiği en eski meyvelerden biri. Antioksidan bakımından zengin olması, besin değerinin yüksek olması ve yüksek lif içeriğine sahip olması, bu meyveyi en eski meyve olma dışında en yararlı meyvelerden biri de yapmakta. Özellikle kuru gıdaların tüketildiği kış mevsiminde insanlarda en sık rastlanan şikayetler arasında yer alan kabızlık ve barsak tembelliğine karşı en etkili ve en doğal çözüm kuru incir yemektir.

Kuru, siyah ve yaş incirin bilinen faydaları, yararları zararları, kısacası tüm özelllikleri ise şunlardır:

% 60 oranında şeker ve fazla miktarda protein ihtiva eder.


Boğaz kurumasına, göğüs sertliğine ve akciğer bölmelerine faydalıdır.

Bedenen ve zihnen çalışanlara güç ve kuvvet verip, her türlü yorgunlukları giderir. Pek çok sağlık sorununa karşı güç ve dayanıklılık kazandırır.

Kurusu vücudu besler ve bademle birlikte sinirlere iyi gelir.

En güzel damar açıcı meyve incirdir.

Kanser oluşumunu önleyici bir takım maddeler ihtiva etmektedir.

Kuvvetli bir kan yapıcıdır.

Tansiyonu dengeler.

Enerji verir ve cinsel gücü arttırır.

Vitamin ve mineral bakımından zengin bir gıdadır.

Bağırsaklardan toksik maddelerin atılması kandaki kollestrol seviyesinin düşürülmesi gibi faydaları da vardır. Dolayısıyla bağırsak iltihabı olanlar inciri çok yemelidir.

Kuru incir, boğaz ağrısı bronşit ve öksürüğe de faydalıdır. Balgam söktürücü, yumuşatıcı olarakta kullanılır.

İncirin bünyesinde şeker, albüminli maddeler, organik asitler, pektin, provitamin, A, B1, B2, C vitaminleri, magnezyum, kükürt, fosfor ve unlu maddeler bulunur.

İnciri cevizle birlikte yerseniz hem vücudunuzu zehirlerden korur, bronşite iyi gelerek öksürüğü keser, Süt ve bademle yenmeye devam edilirse kabızlığı önler, anne sütünü arttırır ve nezle için de faydalıdır.

İnciri sütle ya da sirkeyle eğer oda olmazsa yalnızca zeytinyağına batırıp yiyerek basur şikayetinizi ortadan kaldırabilirsiniz.

Sesiniz kısıldığında hemen bir inciri bir su bardağı kadar sütün içine koyup bir cezvede kaynatın. Ilık ılık bu şurubu için, çok yararını göreceksiniz.

Yaş dalları kırıldığında akan sütümsü beyaz sıvı, nasır ve siğillere sürülür.

Kuru incir, içerdiği protein miktarı yönünden fakir, sentezinde kullanılan aminoasit çeşidi açısından zengindir, bu nedenle hücre gelişimini destekler.

Siyah, yaş incir vücuda kuvvet verir. Anasonla beraber yenen incir hem kan yapar, hem de şişmanlatır.

Son olarak incir, en yüksek şeker oranına sahip olan meyvelerden biri olduğu için, şeker hastaları bu meyveyi aşırı miktar da tüketmemelidir. Altın Çilek

Nurtaç Kozak Hoca'nın Matematik Dersi

Nurtaç Kozak Nam'ı diyar Nurtaç Hoca Samsun'daki Final Dershanesi'nde sevilen bir  matematik öğretmeniyken, öğrencilerine müzik, dans ve tiyatro eşliğindeki ilginç bir yöntemle matematiği öğretmeye ve sevdirmeye çalışırken çekilen görüntüleri ile Türkiye'nin en meşhur öğretmenlerinden biri oldu. Nurtaç Öğretmen ve öğrencileri, derslerin bu şekilde işlediğinde daha akıl da kalıcı olduğuna inanıyor.

Bu yöntemin ne kadar öğretici olduğu tartışılabilir. Fakat dersi sevdirdiği ve derse katılımı arttırdığı ap açık ortada. Ayrıca Nurtaç Hoca'yı facebook'tan takip etmek için buraya tıklayabilirsiniz.

video

Sultanın Sırrı Filmi

Sultanın Sırrı filmi İstanbul 2010 Kültür Başkenti Ajansı tarafından desteklenen, Ömer Erbil'in senaryosunu yazdığı, Hakan Şahin'in yönettiği,  Mark Dacascos, Emanuel Bettencourt, Sinan Taymin Albayrak ile Zeynep Beşerler’in oynadığı, ve II. Abdülhamit'e ait bir sırrın peşinde koşan Amerikan ajanının mücadelesini anlatıldığı  bir film.

Da Vinci'nin Şifresi filmine benzeyen, fakat tamamen gerçek bir hikaye'ye sahip olan senaryosu, İstanbul'daki 1200 yıllık dehlizler de yapılan çekimleri ve yaklaşık 4 milyon dolara mal olması filmin ilgi çeken yönleri. Fakat  bu film, bana kalırsa, kendisinden daha iddialı filmlerle aynı günler de vizyona girdiği için gişe de başarılı olamıyacaktır. Aşağıda Sultanın Sırrı filmi'nin Hd fragmanı bulunmakta. Buyrun izleyin.

video

Eski Reklamlar

Bu seferki paylaşımım zamanında bir çoğu dillere pelesenk olmuş 80'li yıllara ait eski reklamların bulunduğu bir video. Bu video'yu normal de reklam izlemekten hiç hoşlanmayanların bile, büyük bir merakla, hevesle ve de bir o kadar özlemle izleyeceğini umuyorum. Buyrun izleyin. 

video

Evsiz İnsanlar-Evsizler

Evsiz insanlar yani evsizler bir çok ülkenin sorunu özellikle gelişmiş ülkerin sorunu. Bu sorun son yıllar da, Türkiye’de ise başta İstanbul olmak üzere yaygınlanmış durumda. Kışın kendini hissettirdiği şu günlerde sokaktaki bu insanların durumu daha da güçleşmekte. Sizler de bu soğuk kış günlerinde bakıma muhtaç insanları gördüğünüz, İstanbul'da ikamet ediyorsanız İstanbul Büyük Şehir Belediyesi'nin 0212 455 13 00 00 no'lu telefonu'nu arayıp kişi'nin bulunduğu adresi bildirip en azından onların bu kişiye yardım etmesini sağlayınız.

Eğer İstanbul dışında ikamet ediyorsanız İdris beyin Evsiz Kalmak Kimsenin Kendi İsteği Olmasa Gerek?..  başlıklı yazısında bulunan telefon numaralarını arayınız. Ayrıca Ankara Valiliği de İBB'nin yaptığı gibi kollektif bir şekilde evsiz vatandaşlarımıza yardım etmekte.

Yukarı da moskovalı evsiz bir kadına ait fotoğrafların benzerlerine bir çok yerde rastlamak mümkün ve bu fotoğrafların çoğu zengin ülkelere ait nedense. Bu ülkeler de bu insanlar adına bir çok film'de yapıldı, fubol turnuvası da... Fakat bu sorunu hala çözebilmiş değiller. İnşallah bu güzel davranışlar ülke genelinde yayılır hiç olmassa bizim ülkemiz de bu kış günlerinde kimse perişan olmaz. Diğer gelişmiş ülkeler'den bir farkımız olsun değilmi?

Son olarak Allah kimseyi bu karda, kışta bakıma muhtaç bırakmasın diyor, bu yazıyı sonuna kadar okuyan tüm duyarlı, vicdan sahibi insanlara mutlu, sağlıklı günler diliyor ve altta bulunan, geçen kış Fatih Pınar'ın Tevfik Aydeniz Spor Kompleksi’ndeki evsiz vatandaşlarımızla yapmış olduğu foto-ropörtajı izlemenizi öneriyorum.

video

Diş Lekeleri

Diş Hekimi Çağdaş Kışlaoğlu'nun vermiş olduğu bilgilere göre, diş lekeleri, dişlerin mine ve dentin tabakasında oluşan yediğimiz ve içtiğimiz besinlerden kaynaklanan ayrıca tedavi sürecinde kullanılan antibiyotiklerden de oluşabilen lekelerdir. Ben de çok çay içtiğim için her ne kadar dişlerimi düzenli olarak fırçalasam da, dişlerim bir sonraki fırçalamaya kadar sararabiliyor. Bir kaç gün fırçalamadığım da ise dişlerim tamamen sararmış oluyor.


İşte bu sararmalara ve zamanla dişlerde lekelenmelere sebep olan başlıca besinler ise şunlardır:

Kahve ve çay: Çay ve kahve ülkemizde oldukça tüketilen bir içecek fakat içerdikleri kafein ve doğal renklendiriciler nedeni ile dişlerde leke bırakır.

Soda ve Kola: İçecekler içerdikleri yoğun asit sebebi ile diş minesinde leke yaparlar.

Hazır gıdalar: Enerji içecekleri ve hazır gıdalarda bulunan gıda boyaları da leke oluşumunu hızlandırır.

Kımızı ve Beyaz Şarap: Kırmızı şarap dişlerde yoğun rengi sebebi ile beyaz şarap ise içerdiği asit nedeniyle dişlerde leke yapar.

Havuç suyu ve vişne suyu gibi içinde ‘kromojenic’’içerikli gıdalarda diş lekelerine sebep olur.

Diş lekeleri insanları görünüm açısından rahatsız eder. Ama kısa süreli tedavi işlemleri sayesinde kolaylıkla temizlenebilir.

Diş lekelerinin tedavisinde uygulanan teknikler ise şunlardır:

Diş Beyazlatma:  Beyazlatma işlemi Diş lekelerinde en çok uygulanan tedavidir. Bu işlemde iki farklı yöntem vardır. Bu yöntemlerden biri ev de uygulanabilen yöntemdir. Diş Hekimi tarafından dişlerinizin üzerine takmanız için ağız ölçünüze uygun kalıplar hazırlatılır. Bu kalıbın içerisine Amerikan FDA onaylı bir ilaç konularak ve beyazlatılacak dişlerin üstüne yerleştirilir. Günde ortalama 4–6 saat takılması gerekir.

Bir diğeri ise, muayenehanede uygulanan beyazlatma işlemidir. Dişlerdeki gözeneklerin temizlenmesinde “Hidrojen peroksit” yani oksijenli su veya türevi “ Karbamid peroksitli jeller kullanılıyor. Bu maddeler 45 dakika süreyle lazer ışığı verilerek aktive edilip beyazlama gerçekleşiyor. Bu uygulamada dişeti ve dokular özel koruyucularla korunduğundan zarar görmemektedir. Kişinin diş minesinin rengine bağlı olarak beyazlama oranı değişmektedir.

Yaprak Porselen Uygulaması: Renklenmelerde, bleaching yukarıda bahsettiğimiz metotlarlardan sonuç alınmayan ileri derecedeki antibiyotik, flor lekelerinde kalıtsal yapı ve renk bozukluklarında son derece etkili olan bir yöntemdir. Laminate venerler ince porselen yapraklardır.

Materyalin ışık geçirgenliğinden dolayı oldukça doğal bir görünüm sağlayan porselen venerler kişinin dişlerinde sadece 0,15 ile 0,30 mm aşındırmayla dişlerin ön yüzeylerine yapıştırılırlar. Bu sayede bireyler dişlerinde beğenmedikleri şekil ve rahatsız oldukları renkleşmelerden kurtulabilirler.

Yetenek Sizsiniz Türkiye'de Veysel Çelikdemir'den Kum Sanatı

Acun Ilıcalı'nın programlarından pek haz eden birisi değilim. Fakat bazen Yetenek Sizsiniz Türkiye yarışmasını az da olsa izlediğim oluyor. Bu haftaki yarışmacılardan bir kaçını izledim ve içlerinden bir tek Veysel Çelikdemir'in gösterisini beğendim. Genel de yurtdışından örneklerini gördüğümüz kum sanatından güzel bir kesit sundu.


Bu yarışmayı hiç olmassa özenti yarışmacılardan biri değil de bu ve buna benzer gerçekten yeteneği olan biri kazanır da bari yarışma sözde amacına ulaşır. Buyrun Veysel Çelikdemir'in gösterisini izleyin.
video

Yemek Yediğinizi Hayal Ederek İştahınızı Bastırabilirsiniz

Amerika`daki Carnegie Mellon Üniversitesi uzmanlarından Carey Morewedge ve ekibinin yaptığı araştırmaya göre yemek yediğini hayal etmek daha az yemek yemeye yardımcı olabiliyor.

Carey Morewedge ve ekibi deneye katılanlara bir dizi soru yöneltmiş. Deneklerden değişik çikolatalar yediklerini düşünmeleri istenmiş. Kontrol grubundan da çikolataları bir yerden bir yere taşıdıklarını düşünmeleri istenmiş. Ardından da gruplara gerçek çikolata sunulmuş ve 30 çikolata yediğini düşünenlerin gerçek çikolatalara daha az ilgi gösterdiğini fark edilmiş. Ancak çikolataları bir yerden başka yere taşıdığını düşünenlerin gerçek çikolataları yediği görülmüş. Ayrıca çikolata yerine çay ya da peynir gibi örneklerle yapılan deneylerde de benzer sonuçlar alınmış.

Uzmanlar, bu alışkanlığın çok çabuk oluştuğunu bir şeyi sürekli yaptığınızda bunun artık alışkanlık haline geldiğini söylüyor. Tıpkı ışıksız bir odaya girdiğimizde olduğu gibi. Ancak bunun için yiyeceğiniz şeyi düşünmeniz değil, onu yediğinizi hayal etmeniz gerekiyor. Uzman Carey Morewedgebu konu da, "Alışkanlık hemen edinilebiliyor. Böylece insanlar ne kadar yemek yediklerini kontrol edebilirler. Sağlıksız yeme ya da yediğimiz gıda miktarını azaltma konusunda bu teknikten yararlanabiliriz" demiş.

Kısacası bir örnek vericek olursak, kurabiye yediğinizde yeniden kurabiye yeme arzunuz artar ve fizyolojik tepkileriniz değişir. Dolayısıyla 5`nci hatta 10`ncu kurabiyeyi de yediğinizi fark edersiniz. Ancak 5-10 kurabiye yemek yerine bunları yediğinizi düşünmek de bir seçenek. Böylece bu duruma alışıp kurabiyeyi yeme arzunuzu bastırabilirsiniz. Daha geniş anlamda ise bu iştahınızı bastırmak anlamına gelebilir.

Bu araştırma sonucunun daha sağlıklı beslenme konusunda yol göstermesi ve yemek bağımlılığı konusunda umut ışığı olması beklenmekte ve aynı yöntemin sadece gıda değil alkol, madde bağımlılığını azaltmada da işe yarayabiliceğini düşünülmekte.

Çakal Filmi (Hayata Yenik Başlayanların Hikayesi)

Çakal filmi yapım aşamasından beri hep sevişme sahnesiyle gündem de olan bir film olsada, aslında günümüz gençlerinin durumunu anlatan, üzerinde konuşulması, tartışılması gereken bir hikayesi olan İsmail Hacıoğlu, Erkan Can ve Uğur Polat'ın başroller de olduğu yönetmenliğini Erhan Kozan'ın yaptığı, Suç-Drama türünde, klasik mafya konseptinin kabuğunu kıran farklı bakış açısı ve anlatım diliyle kara film akımının sıradışı bir örneğidir.

İstanbul’un arka sokaklarında, karanlık dünyalarda var olmaya çalışan Akın isimli genç adamın öyküsü anlatıldığı, 17 aralık'ta vizyona girmesi beklenen Çakal filmi'nin hikayesi kısaca şöyle:

İstanbul'un yoksul mahallelerinden birinde yaşayan Akın’ın hayatı, annesinin ölümüyle şekil değiştirmeye başlar. Çalıştığı marangoz atölyesinden çaldığı parayla yeni bir hayat kurmayı planlarken, sevgilisi Deniz’in bu planı saçma bulup onu terk etmesi, arkadaşı İdris’in yaptığı teklifi kabul etmesine sebep olur. Bu teklif ona yeni bir başlangıç fırsatı sunar.

Kaybedecek hiçbirşeyi olmayan Akın’ın, gerçek dünyadaki umursamaz ve korkusuz duruşu, patronun gözünden kaçmaz. Fakat bu yeni başlangıç yeni düşmanları da beraberinde getirir.

Çakal filminin fragmanı aşağıda yer almakta, buyrun izleyin.

video

Cem Yılmaz-Hayde Türküsü

Av Mevsimi filmi'ndeki Cem Yılmaz'ın Hayde türküsünü söylediği ve Zil Zurna ritim ekibinin de eşlik etmiş olduğu sahne, sosyal ortamlarda video sitelerinde en çok paylaşılan ve izlenen içerik haline geldi. Filmin yönetmeni Yavuz Turgul bu sahneye epey önem ve emek vermiş, şimdiler de semeresini fazlasıyla almaktadır. Son zamanlar da bazı filmler'in sayesinde eskide kalan türkülerimiz yeniden ünlü hala gelebiliyor.

Av mevsimi de bu filmlerden biri. Cem Yılmaz'ın Hayde türküsünü seslendirdiği  sahne'nin filmin izlenmesine etkisi olduğu kadar hayde türküsünün ve karadeniz türkülerinin de dinlenmesine de neden olmuştur.

Av mevsimi filmi bence, duygusu çok yoğun olan  Türk yapımı en iyi polisiye filmlerinden biri. Film'in oyuncularından ve yönetmeninden söz etmeye zaten gerek yok.  Hala bu meşhur sahneyi izlemediyseniz, aşağı  izleyin ve onun altında yer alan Kazım Koyuncu'nun bir konserinde seslendirdiği Hayde türküsünü de dinlemeden buraya terk etmeyin derim. Bu yazıyı konua yakışır bir şekilde Hayde türküsünün sözleriyle bitiriyorum. Sağlıcakla kalın.

"Hayde Gidelum Hayde"

Hayde gidelum hayde

Dağa k'arayemişa

Elun nişanlisina

Ben nasil deyim hayde


Çiktum çami budadum

Endurdum yarisina

Boyle sevda mi olur

Girsun yerun dibina


K'izilağaç fidani

Tepeden budanur mi

İnsan sevduği yardan

Bu k'adar utanur mi


Endum dere duzina

Aşlamayi aşladum

Sevdaluk eyi şeydur

Ben da yeni başladum

video

video

Hırsız Polisi Arar mı? Arar Ama Nasıl?

DHA'nın bir haberine göre; Zeytinburnu Maltepe Mahallesi'nde bir iş merkezinin içinde bulunan bir büfeye hırsızlık amacı ile giren Ş.A, büfe sahibinin güvenlik önlemi olarak koyduğu yumurtaları farkedemeyerek, düşmüş ve sağ bacağını kırmış. Bacağı kırıldığı için hareket edemeyen Ş.A. 155 Polis İmdat hattını arayarak, bir büfenin içinde mahsur kaldığını söylemiş. Bunun üzerine olay yerine gelen polis ekipleri kapısı kilitli olan büfenin arka üst camının kırık olduğunu farketmiş. İçeride birinin olduğunu tespit eden polis ekibi, kilitli kapıyı açamayınca itfaiyeden yardım istemiş. Gelen itfaiye ekipleri kapının kilidini kırarak polis ekipleriyle içeri girmiş.


Daha sonra da olay yerine gelen ambulansla Bakırköy Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaldırılan Ş.A yapılan ilk tedavinin ardından adliyeye sevkedilmiş. Kısacası büfe sahibinin pratik zekası fıkra gibi bir olayın yaşanmasına neden olmuş. Aşağı da bu olay sonrası yaşananlara ait görüntüler bulunmakta. Buyrun güle güle izleyin.
video

Eyvah Eyvah 2 Filmi

Eyvah Eyvah filminin devamı olan Eyvah Eyvah 2 filmi 7 ocak 2011'de vizyona giriyor.

Yılın ilk komedi filmi olan Eyyvah Eyvah 2, fragmanına bakılırsa ilki kadar doğal ve bol komedili olacağa benziyor.

Buyrun Eyyvah Eyvah 2 filminin fragmanını izleyin.

video

Wikileaks Nedir?

Wikileaks, Wikipedia'da ve medya da anlatıldığı gibi Julian Paul Assange'nin kurduğu, kaynaklarının gizliliğini koruyarak hükümetlerin ve diğer organizasyonların hassas belgelerini yayınlayan, İsveç merkezli bir uluslarararası organizasyonmudur? Yada ABD ve İsrail derin yapılarının ortaklaşa yürüttükleri bir istihbarat operasyonumudur? Durum oldukça karışık. İşin ucunda  ABD ve İsrail olunca da bu teorilere inanmamak elde değil. Bence en doğrusunu zamanla öğreneceğiz. Eğer ABD ve İsrail bu işten karlı çıkarsa, demektir ki bu wikileaks bunların oyunudur.



Ayrıca Kanal A genel yayın yönetmeni Alper Tan'ın Wikileaks ile ilgili çarpıcı düşüncelerini ve komplo teorilerini içeren yazısını buraya tıklayıp okuyabilir ve aşağıda bulunan bu yazıyı konu edinmiş video'yu izleyebilirsiniz.

video