Sağlığa Zararlı Gıdalar ve Alternatifleri

Dünyanın en tanınmış tıp kurumlarından ve sağlık portallarından olan Mayo Clinic, sağlığa zararlı gıdaları ve bu gıdaların alternatifleri olan yiyecekleri ve içecekleri şu şekilde listelemiş.

Sağlığa zararlı gıdalar ve alternatifleri:

*Beyaz ekmek: Daha fazla lif tüketmek için tam tahıllı ekmek seçin. Ekmeğin rengine aldanmayın, üzerinde "tam tahıllı" yazan etiketin olmasına dikkat edin.

*İşlenmiş etler: Sosis, sucuk ve pastırmanın dâhil olduğu bu grupta "diyet" etiketi bulunsa bile bol miktarda yağ ve tuz var. Bunların yerine sandviçlerinizde biraz et, tavuk ya da balık kullanabilirsiniz.

*Yağlı süt: Yağlı süt ve süt ürünlerinden uzak durun, bunun yerine az yağlı olanlarını tercih edin.

*Şekerli içecekler: Bunlar gazoz, şekerli çay ve meyve aromalı içecekler anlamına geliyor. Örneğin, bir kutu gazozda 7 çay kaşığı şeker ve yaklaşık 140 kalori bulunuyor. Bunların yerine bol bol su için.

*Hazır çorba: Oldukça baharatlı olan bu çorbalarda ayrıca bol miktarda tuz bulunuyor. Bunun yerine çorbanızı kendiniz pişirin.

*Tereyağı ve margarin: Tereyağı ya da margarin doymuş yağ içeriyor. Margarinde ayrıca trans yağ da bulunuyor. Trans yağ içermeyen bitkisel yağ- margarin karışımlarını deneyin. Ya da en iyisi margarine hiç başlamayın.

*Abur cuburlar: Eğer mutfağınızda cips, kraker ve şekerlemeler varsa mutlaka yersiniz. Aldığınız bu atıştırmalıkların üzerinde "az yağlı" veya "trans yağ yoktur" şeklinde açıklamalar olsa bile, bu yiyeceklerde bol miktarda tuz ve kalori bulunuyor. Bunların yerine atıştırmalık olarak taze meyve veya sebze yiyin.

*Yoğurt: Sade yoğurt yiyebilirsiniz. Yağ ve şekerli olanlarından uzak durun. Sade, az yağlı yoğurt seçin ve içine taze meyveler ekleyin.

*İşlenmiş peynir: Peynirli yiyecekler, krem peynir ve peynir ürünlerinde genellikle çok fazla yağ ve tuz bulunurken bazılarında ise hiç peynir bulunmuyor. Bu yiyecekleri ölçülü şekilde tüketin.

*Beyaz pirinç: Kahverengi pirinç kullanın. Beyaz pirinç yerine kahverengi pirinç ya da diğer buğday ve arpa gibi tam tahılları kullanırsanız tip 2 şeker hastalığı riskinizi azaltabilirsiniz.

İstanbul'un Bilinmeyenleri

ImageHost.org

Sanat tarihi ve İstanbul araştırmacısı İstanbul'u karış karış gezmiş biri olan Haldun Hürel okuyucularını mecazi anlamda 2600 yıllık tarihi bir kent olan İstanbul'da yolculuğa çıkaran İstanbul’u Geziyorum Gözlerim Açık kitabında İstanbul'un bilinmeyen yönlerini, İstanbul’un heyecanlarla dolu efsanelerini, duyulmadık anıları, unutulup kalmış öykülerini, hemen tüm tarihi ve mimari eserlerini, belediyesini, semtlerini, hatta sokaklarını bile anlatıyor. İşte bu kitap'ta bahsedilen İstanbul'un günümüzde hala bir çok kişi tarafından bilinmeyenleri.

1932 yılında “Konstantinopolis” adı yasaklandı ve bunun yerine kentin resmi adı “İstanbul” oldu.

Fatih Sultan Mehmet’in kente girdiği güne dek kentliler birey olarak kendilerine “Romaioi” yani “Romalı” diyorlardı. Hatta, İstanbul’un fatihi 2. Mehmet’in diğer bir unvanı da “Roma İmparatoru”ydu.

İstanbul doğumlu gençler ilk kez, 1909 yılında 5. Murat zamanında askere alınmaya başlandı.

1869’da Şehremini Server Paşa, ilk kez atlı tramvayı İstanbullularla tanıştırdı.
Bu tramvaylar, kente elektrikli tramvayların girdiği 1914’e dek kullanıldı.

Beyoğlu ilk kez 1856-57’de aydınlatıldı. O güne dek İstanbul geceleri kapkaraydı. Sadece belirli günlerde ve Ramazan gecelerinde bazı meydanlar ile önemli geçiş yerleri, katrana batırılmış bezlerin yakılmasıyla aydınlatılırdı.

Beyoğlu’ndaki ilk fotoğraf stüdyosu, Kevork ve Vichen Abdullah biraderler tarafından Sultan Abdülmecit döneminde 1858’de açıldı.

İstanbul’da ilk otomobil, 1895’te Basra mebusu Zehirzade Ahmet Paşa tarafından kullanıldı.

10 Kasım 1918’de ilk kadın tiyatrocular sahnelerde görüldü.

Artık işlevselliğini yitiren Topkapı Sarayı, 18 Ekim 1924’de, Ayasofya ise 1935’te müzeye dönüştürüldü.

Kaime adı verilen ilk kağıt paralar, Abdülmecit devrinde 1839’da piyasaya sürüldü. O zamanlar bu paralara “Kaime-i buteber-i nakdiye” deniyordu. Osmanlı ilk sahte parayla 16. yüzyılda 2. Selim döneminde tanıştı. Bunlara “Kızık akçe” diyorlardı.

İstanbul’un en büyük türbesi, Hatice Turhan Sultan Türbesidir. Sirkeci’ye giden yol üzerinde bulunan türbe, 1663 yılında bitirildi.

Fener’in tepelerinde bulunan Aziz Maria kilisesi ise İstanbul’da 700 yıldan fazla zamandır hala kilise olara kullanılan tek eser olma özelliğini taşıyor. Bizans İmparatoru 8. Mikael Paleologos’un meşru olmayan kızı Maria Paleologina, daha önceden var olan bu kiliseye 1282’de son şeklini vermişti.

İlki 1503’te 2. Beyazıt döneminde Eftalzade Seyyid Hamüdiddin Efendi adlı bir Şeyhülislam tarafından yaptırılan sebillerin sonuncusunu ise 1896’da Nermidil Kalfa yaptırdı. Sebil geleneğinin sürdüğü 400 yılda yaptırılan 125 sebilden sadece 30’unun ayakta olduğu belirlendi.

Topkapı Sarayı’nın bahçesinde yer alan taş taht da İstanbul’un gizemli ve sevimli eserlerinden birisi. Topkapı Sarayı’nın bahçesindeki hekimbaşı kulesinin arkasına dayanan taş tahtın, bahçedeki oyun ve müsabakaları izlemek için Sultan4. Murat’ın çocukluk yıllarında yaptırdığı sanılıyor.

Kanal İstanbul Projesi

J.Bnb.Kadir Ayhan'ın Ses Kaydı

Jandarma Komutanı J.Bnb.Kadir Ayhan’ait olduğu sanılan bir ses kaydı Dailymotion adlı video paylaşım sitesinde yayınlamış. Bu ses kaydında J.Bnb.Kadir Ayhan ALLAH, PEYGAMBER dinlemeden küfürler ediyor.


Bir çok haberi sitesinde ve yayın organlarında bu ses kaydı hakkında Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un 'ALLAH ALLAH diyerek düşmana saldıran ordu" olarak nitelendirdiği ordu mensupları bakın ne halde? Diye ön yargılı davranmış bulunmaktadırlar.

Bu ses kaydının gerçek olup olmadığı henüz kesinlik kazanmış değil. Fakat kesin olduğu gözüyle bile bakılsa, ordu mensupları bu şekilde karalanamaz. Tabiki çoğunluğu Anadolunun bağrından kopmuş Müslüman Türk evladı olan, Türk ordusu ALLAH, ALLAH diye düşmaz üzerine gider. Bu yüzden de bu tür haberleri su yüzüne çıkarırken, yorumların bilinçli ve karalama şeklinde olmamasına dikkat edilmeli.

Türklerin En Çok Söylediği Yalanlar

İşte günlük hayatta Türklerin, yani bizlerin en çok söylediği yalanlar. Bir çok kişi bu sözlerin doğru olmadığını bildiği halde ve karşı tarafın inanmayacağını bildiği kendine engel olamıyor ve bu yalanlara başvuruyor.

Türklerin en çok söylediği yalanlar:

1- Seni düşünmekten bütün gece gözüme uyku girmedi..

2- Şu an 70 milyon bizi izliyor...

3- Vallaha sarıda geçtim memur bey...

4- Dünya ahiret bacımsın...

5- Bu son sigaram..

6- Sen bir de beni gençliğimde görecektin...

7- Seni leylekler getirdi yavrum...

8- Akşama erken gelirim...

9- Kadınlar en çok kel erkeklerden hoşlanır...

10- İşim bitsin ben seni ararım...

11- Bir kez olsun yüzüm gülmedi...

12- Hayatımda hiç ilaç almadım...

13- O elinizdeki tek kaldı, başka yok...

14- Valla bu size çok yakıştı...

15- Senin annen bir melekti yavrum...

16- Merak etme hayatım, sekreterimi görsen çok çirkin....

17- Büyük ikramiyeyi kazanmak istemiyorum önemli olan alın teri...

18- Merhaba karıcım, mesai yeni bitti de...

19- Evi boşaltın! Almanya'dan oğlum geliyor...

20- Bu sene üniversite soruları çok basitti, keşke sınava girseydim...

21- Gerçek aşkı sende buldum...

22- Ben hiç yalan söylemem.

23- Akşam elektrikler kesildi, ödevimi yapamadım...

24- Bir kereden bir şey olmaz.

25- Sadece arkadaşız.

26- Son biletler bunlar...

27- Hiç acıtmayacak.

28- Dış transferleri 15 gün içinde bitiricez....

29- Failleri en kısa zamanda yakalanacak......

30- Memuru enflasyona ezdirmeyeceğiz......

31- Üzülme sevgilim evlenince anneni yanımıza alırız...

32- İşten aradılar, gitmeliyim...

33- Bu gece mesaiye kalıyorum.

34- Arayan işten bir arkadaştı.

Yaz Aylarında Beslenme


Yaz aylarında vücudumuz aşırı sıcağa bağlı olarak daha savunmasız hale gelmekte. Gayet sağlıklı sporcular bile bu sıcaklarda iştahsızlık, dehidrasyon ve vitamin kaybıyla karşılaşabiliyor. İşte yaz aylarında nasıl beslenmeniz geketiğine dair bazı ipuçları.

1-Sıcak havanın tehlikeli olabileceğini unutmayın. Özellikle küçük çocuklar ve yaşlılar bağışıklık sistemlerinin zayıf olmasından dolayı sıcaktan daha fazla etkilenirler. Serin bir yer bulmak aşırı sıcaklarda sıvı dengesini sağlamak için gereklidir.

2-Beslenmenizi tekrar gözden geçirin. Kalori alımınıza özen göstermek için günde 5-6 küçük öğün halinde protein bakımından zengin gıdalar tüketin. Kaloriler enerjinin yakıtıdır.

3-Bol lifli meyveler ve doğal meyve suları kan şekeri seviyenizi düzenler, sıvı kaybınızı önler ve kalori kaynağıdır.

4-Sıcak günlerde, 3 ana öğün yerine daha sık ve azar azar yemek yemeli, havanın çok sıcak olduğu saatlerde dışarı çıkılmamalı.

5-Güneşin altında 15 dakikadan fazla kalmayın. 15 faktör güneş kreminin cildinizi güneşin hasarından korumayacağını sadece aşırı yanıkları önleyeceğini unutmayın.

6-Kendinizi güçsüz, halsiz hissediyorsanız, mutlaka bir tıp kuruluşuna müracaat etmelisiniz. Aşırı sıvı kaybı serum almanızı gerektirebilir.

Bugün Birinin Yüreğini İşitin

Bir öğretmen, öğrencisinin hayatındaki bir çok şeyi değiştirebilir ve bir çok şeyi de yok edebilir. Bana kalırsa bunun en güzel örneği olan, bir öğretmenin öğrencisine bakış açısını değiştirmesiyle başlayan ve herkes adına ders çıkarılması gereken, özeti paylaşmış olduğum video'nun sonunda da dendiği gibi

"
Bugün birinin yüregini işitin... Bügün birinin hayatında bir fark oluşturmaya çalışın... Bunu Mutlaka Yapın" olan ufak bir hikayeyi paylaşıyorum bu defa sizlerle. Buyrun izleyin.

Türk Mucitlerin İcatları


İstanbul Ticaret gazetesi ABD'de son dönemde patent başvurusunda bulunan Türk mucitlerin icatlarını, yani konu ilgili kayıtları araştırmış. Bu araştırma Dünya Fikri Mülkiyet Hakları Örgütü (WIPO) tarafından yayınlanan patent başvuruları baz alınarak yapılmış. İşte Türk mucitlerin Dünya Fikri Mülkiyet Hakları Örgütü (WIPO) tarafından kayıt altına alınmış icatlarından bazıları.

Mehmet Emin Özgül: Bir video çağrı nakil sistemi icatetti. Bir çağrıyı başlatan bir terminal-A, çağrıların aktarıldığı en az bir terminal-B ve terminal-C, çağrıların iletilmesine olanak sağlayan bir 3G ağı ve terminaller arasında bir geçici ortam/veri otobüsü sistemi kurmaya ve kurulu H.324m video çağrılarını başka bir H.324m terminale veya interaktif sisteme aktarmaya yarayan en az bir adaptörden oluşan bir sistemle ilgili.

Hüseyin Yavuz Kocaova
: Bir hava yelkenlisi geliştirerek patent başvurusunda bulundu. İcat, insanlı veya insansız, uzaktan kumandalı, havada yol alan ve kaldırıcı kanat olarak parafoil kullanan bir yelkenli olarak tasarlandı. Hava yelkenlisi, çok etkili bir manevra yeteneği ve kaldırma kapasitesi sağlayabiliyor. Ek olarak hava yelkenlisi, kötü hava şartlarında parafoillerin sönmesini önlüyor.

Fatma Gülru Erdoğan: Takma tırnak düzeltme gereci geliştirdi. İcat, insan ayak veya ellerinde görülen tırnak batmalarının tedavisinde kullanılan bir takma tırnak düzeltme gereci ile ilgili. İcadın amacı, farklı tırnak genişlikleri ve zaman içinde aynı tırnakta görülebilecek değişikliklere uyarlanmak ve pratik olarak koşullara uygun kuvvet kullanıldığında tırnağın çıkartılmasına olanak sağlamak.

Fatih Tiryakioğlu: Doğrulanabilir elektronik oylama yöntemini icat etti. Bu icat bir oy kullanıcının kullandığı oyların nizami olarak sayılmasına, oyun kimin tarafından kullanıldığı belli olmadan doğrulamasına izin veriyor.

Cenk Özdemir: Yol üzerinde giden taşıtların ağırlıkları vasıtasıyla yol üzerine uygulanan basıncı dönüştüren bir yol enerji sistemi geliştirdi. Söz konusu icat, yolda giden taşıtların ağırlıklarını kullanarak hava basıncı yolu ile elektrik enerjisi üreten bir yol enerji sistemi oluşturuyor.

Ersel Ürkmez: nakliye araçlarına kutu yükleme ve boşaltma yapmada kullanılan bir mekanizma icat etti.

Ali Hakan Güven: Geliştirdiği plastik tabanlı bileşik nakliye paleti ise çiviler, vidalar veya yapıştırma yolu ile karışık bileşenlerinin sıcak altında çekilmesi ile elde edilen çeşitli büyüklükteki profillerin bir araya getirilmesiyle üretildi.

Turak Vahit: Teneke kutular için koruyucu bir şeffaf jelatin kapak tasarladı. İcat depolama ve fabrika çıkışından son tüketiciye varışa kadar olan dönemdeki hareketleri esnasında alüminyum (teneke) içindeki içeceklere yerleşen bakteri, mikrop veya diğerleri gibi insan sağlığına zararlı partiküllerin oluşumunu önlemeye yardımcı oluyor.

Emre Karaalioğlu: Entegre bir modüler mutfak sistemi tasarladı. İcat, özellikle mutfak sektörü için tasarlanan mutfak kabinleri, bulaşık yıkama makinesi rafları ve mutfak cihaz konteynerlerini bir araya getiren entegre bir modüler mutfak sistemiyle ilgili.

Kiran Kazım: zamanında verilmesi gereken ilaçlar için bir uyarı sistemi geliştirdi. İlaç şişesinin kapağı ilk açıldığında çalışan bu icat, kullanıcının sadece doğru zamanda alındığında etkili olan ilaçları alabilmesi için kapağa yerleştirilen bir gereç sayesinde ışıkla ses kullanan bir alarm uygulanması ile ilacı alması gereken zamanı hatırlatıyor. Sistem, zaman aralıkları, ilaç türleri ve ilaç şişesindeki ilaçlarla ilgili ilaç miktarına göre önceden ayarlanabiliyor. Sistem, hem ışık hem de ses kullanarak görme ya da işitme engelli olabilecek hastalara uyarı veriyor. Şeffaf ve ses geçirmez telefon kulübesi ise Mustafa Akdoğan tarafından geliştirildi.

Muzaffer Sağlam: Geliştirdiği yangın söndürme sistemi ise kullanıcıların emniyetini artıran, yangının çıkabileceği alandan uzakta bir yere konulabilecek olan ve yangın halinde yangın söndürücüyü tetikleyen bir kumanda kutusuna sahip olduğundan verimli kullanım sağlarken, mutfaklar ve taşıtlar için çözüm sunuyor.

Mesut Başak: zayıflama amaçlı bir korse icat etti. Korse'nin, elastik yapısı ile insan vücudunu sararken kilo kaybına yol açarak daha iyi bir görünüm sağlamaya yardımcı olduğu iddia ediliyor. Sistem, iç yüzeyin birinci ve ikinci tabakaları arasında korsenin orta kısmına yerleştirilen ve üzerine basınç uygulayarak kullanıcının midesinin hacmini düşüren bir balondan oluşuyor.


Rahel Saranga: Geliştirdiği İCAT vergi toplama ve kayıt dışı ekonominin önlenmesi için gönüllülük sistemi de finansman yaratma, kişisel veriler, genel merkez ve devlet piyango/talih/şans oyunlarına bağlantıları dahil olmak üzere, veritabanları olan veya olmayan şirketler, kuruluşlar ve örgütler tarafından dağıtılan bir promosyon sistemi vasıtasıyla kar amacı gütmeyen kuruluşlar ve örgütler lehine kayıt dışı ekonomiyi önleme amacına yönelik gönüllülük sistemi ile ilgili. Sistem, ana vergi toplama birimleri, kişisel veritabanları olan veya olmayan kuruluşlar ve örgütler, e-ticaret kurumları, iletişim ağları ve kullanıcılar, müşteriler arasında işlemler, iletişim ve ilişkileri düzenleyen ve denetleyen bir genel merkezden oluşuyor.

Not: Yazının üst kısmında bulunan görsel, 16 yaşında Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde koyunları otlatırken enjektör ve serum hortumlarından su basıncıyla çalışan eksvatör'ü icat eden Ferhat Tanış'a ait.

Referandumda Oy Verme-Kullanma Saatleri

12 eylül'de yapılacak olan Anayasa değişiklikleri ile ilgili refarandumda oy verme, kullanma saatleri değişti. Kısacası Yüksek Seçim Kurulu(YSK), bazı illerde güneşin doğuş ve batış saatindeki farklılıkları dikkate alarak oy kullanma saatlerini değiştirmiş.

Resmi gazete'de yayımlanan karara göre, oy verme süresi korunmak kaydıyla bütün yurtta illere göre güneşin doğuş ve batış saatlerindeki farklılıkların dikkate alındığı belirtilmiş. Resmi gazetede yayımlanan tam metin ise şöyle;

"12 Eylül 2010 Pazar günü yapılacak olan halk oylamasında;

Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ve Kilis İllerinde oy vermenin başlangıç ve bitiş saatlerinin 07.00 - 16.00 olarak saptanmasına,

Yukarıda adları yazılı illerin dışında kalan diğer illerde oy vermenin başlangıç ve bitiş saatlerinin 08.00 - 17.00 olarak belirlenmesine, oy birliği ile karar verildi."

Not: Yasa, bütün illerde oy verme işleminin 08.00`de başlayıp 17.00`de biteceğini öngörüyor ancak YSK`nin bu saatleri değiştirme yetkisi bulunuyor.

Tavuk mu Yumurtadan, Yumurta mı Tavuktan Çıkar?

Asırlardır merak edilen "Tavuk mu yumurtadan, yumurta mı tavuktan çıkar?" Sorusunun cevabı, İngiltere’nin Sheffield ve Warwick üniversitelerindeki bilim adamları'nın yapmış oladuğu bir araştırma sayesinde ortaya çıkmış oldu.

Araştırmacı bilim adamları yumurta kabuğunun sadece tavukların yumurtalıklarındaki proteinden yapılabileceğini belirlemişler. Hal böyle olunca da, bir yumurtanın ancak bir tavuğun içinden çıktığı sürece var olabildiği ortaya çıkmış olabiliyor.Kısacası bu bilimadamlarının yaptığı araşatırmaya göre yumurta tavuktan çıkmış oluyor.

Kısacası daha önce tam tersini açıklayan bilimadamları şimdi aksibni ispatlamışlar. Ama bu sonuca katılmamak elde değil Çünki zaten yumurtadan çıkan tavuk değildir ki civcivdir :D

Nev Mazideki Aşk

Nev geçtiğimiz ay nev-i alaturka adında bir albüm çıkarmış ve geçen günlerde de mazideki aşk şarkısına gayet güzel bir klip çektirmiş. Bu aralar işlerimin yoğunluğu nedeniyle müzik vs bir çok şeyle ilgilenemiyorum. Bu albümden de daha yeni haberim oldu. Albüm kısaca, özenle seçilmiş Türk Sanat Müziği eserlerinden oluşan Nev'in o güzel yorumunu kattığı iyi bir albüm olmuş. Bende hala dinlemeyen varsa eğer, dinlesin diye buraya Nev'in seslendirmiş olduğu mazideki aşk şarkısının klibini ekliyeyim dedim. Buyrun izleyin.

Eski fakat eskimeyen mazideki aşk şarkısının sözleri ise şöyle:

Yıllar sonra rastladım
Çocukluk sevgilime
O aşina bakışlar içimi deldi yine

O bakış ki götürür
Beni yıllarca geri
Hatıramda canlandı ah
İlk aşkımın gülleri

Gelmez o güller
Dönmez o günler
Mazide kaldı hep

video

Akbil Gidiyor Manyetik İstanbul Kart Geliyor

Yıllardır toplu taşıma araçlarında kullandığımız akbil kısa bir süre sonra yerini manyetik sisteme sahip olan İstanbul Kart'a bıracacak.


Bu sisteme ilk önce öğretmen, öğrenciler geçecekler. Yani öğrenci pasoları, ve engellerin kullandığı beyaz kartı olan vatandaşlar 31 Temmuz'a kadar akbillerini İstanbul'da belirlenen noktalarda manyetik kartlarla değiştirecekler. 60 yaş üstü vatandaşların kullandığı indirimli (paso) seyahat kartlarının değişimi ise değişim noktalarında yaşanan yoğunluk sebebiyle bu süre eylül ayının sonuna kadar uzatılmış.

Anlaşıldığı üzere bu sisteme kademe kademe geçilecek. Fakat bütün akbillerin ne zaman değişeceği şu an için belli değil. Tarih belli olduğunda afişlerler ve internet sitesinden gereli duyurular yapılacak. Manyeyik kartların değişim üzceri ise 4 TL olacakmış. Yani akbil'i 6 TL sayacaklar yani manyetik istanbul kart için 10 TL alacaklar.

Ayrıca istenirse bu kartlar e-bilete ek olarak e-cüzdan olarak kullanabilecek. İsteyen vatandaş, sağlık kart olarak kullanarak, hastalık, ilaç gibi bilgilerini yükletebilecek. Yani İstanbul kart, teknolojik gelişmeye paralel olarak gelişecek her türlü yeni sisteme adapte edilebilecek. deniyor. Tıpkı akbil sisteminde ilk geçildiğinde alışverişte vs bir çok yerde kullanılacak dedikleri gibi...

Kısacası, İzmir'de 13 seneden beri kullanılan bu sisteme daha yeni geçielecek. Neden? diye kimse sormasın sakın. Nedeni belli değilmi?

Keşke otobüslerde kullandığımız akbilleri değiştireceklerine otobüslerin kendilerini değiştirseler. Koca koca merdivenlere yaşlılar, çocuklar tırmanmak zorunda kalmasa.

Otobosüsler düz ayak yapılsa ve balık istifi gibi yolcu alınmaması için bir girişim olsa.

Bütün bunlar, akbil'in değişmesinden çok daha önemli, fakat oluşacak olan rant'tan daha önemli olmasa gerek!

Kanal İstanbul Projesi