Kemal Kılıçdaroğlu'ndan Erdoğan Fıkrası

Bu aralar gündem de CHP'nin yeni Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun daha öncelerden katıldığı bir toplantı sırasında anlatmış olduğu Erdoğan fıkrası var. Kemal Kılıçdaroğlu kuraltaydaki teşekkür konuşmasında, kendi deyimiyle Recep Bey'e ve partisine üstü kapalı olarak ithamlarda bulunmuştu. Bu görüntü'de ise açık olarak, esprili bir dille ve fıkra yoluyla Recep Bey'e verip veriştirmiş. Sonuç olarak, kimseyi savunduğum

falan yok. Fakat Kemal Kılıçdaroğlu bana göre biraz daha ılımlı olmalı, bu tür tavırlarların işe yaramadığını geçen seçimler de hep beraber gördük. O'da gördü, o yüzden daha ılımlı bir şekilde siyaset hayatına devam etmelidir, bana kalırsa. Buyrun Kemal Kılıçdaroğlu'nun Erdoğan Fıkrasını okuyun ve sonrasında bir de kendisinden dinleyin:

Adamın biri ölüyor ve öbür dünyaya gidiyor. Orada bir sürü saatler var. Adam görevliye soruyor "Bu saatler ne için?" Görevli "Herkesin bir saati vardır. Yalan söyledikçe döner" diye cevap veriyor. Adamın bir saat dikkatini çekiyor. Saat tam 12'yi gösteriyor. "Kimin?" diye soruyor adam. Görevli "Mustafa Kemal'in" diye cevap veriyor. "Hiç yalan söylemedi. O yüzden saat hep 12'de durur" diyor. Adam kendi saatini bulup bakıyor ve birden aklına geliyor. "Bir de bizim ülkemizde Recep Tayyip Erdoğan diye bir lider vardı. Onun saati nerede?" diye soruyor. Görevli, "Onun saatini Azrail alıp cehenneme götürdü, vantilatör olarak kullanıyorlar"

video

Kemal Kılıçdaroğlu

Vakit gazetesi çamur atayım derken elli yılır CHP'ye kimsenin yapamadığı bir iyilik yaptı ve Deniz Baykal'ın CHP'de aktif siyasete son vermesine neden oldu. CHP bu gelişmlerin sonrasında 33. Olağan Kurultay'a Deniz Baykal'sız girdi, netice itibariyle Kemal Kılıçdaroğlu tek aday olarak katıldığı seçim de Chp'nin Genel Başkanı oldu, CHP'de iktidara bir adım daha yaklaştı. Bir çok kişi ve kendisi bile gizlese de, malum kaset skandalının ortaya çıktığı günün sonrasında, Kemal Kılıçdaroğlu'nun Chp'nin yeni Genel Başkanı olacağını tahmin etmiştim. Rahşan Ecevit'inde destek vermiş olduğu Kemal Kılıçdaroğlu dün yapılan kurultay'a aynen rahmeli Bülent Ecevit gibi gelmişti. Kravatsız, mütevazı ve kasketliydi. Tıpkı Halk adamı gibi. Tıpkı Bülent Ecevit gibi.


Kemal Kılıçdaroğlu'nun teşekkür konuşması, özellikle "Recep Bey" olarak hitap etttiği, Recep Tayyip Erdoğan'a ve AKP'ye yönelik ithamları medyaya da büyük yankı uyandırdı. Sonuç olarak, bir çok kişinin benzerliğindenmidir bilinmez, fakat Gandi Kemal lakabını taktığı, Chp'nin başına geçen Kemal Kılıçdaroğlu önümüzdeki seçimlerde Chp'nin oyunu büyük oranda arttıracaktır.

Belki'de Recep Bey'in koltuğunu devralacaktır. Durum böyle olursa şayet, inşallah söylediklerinin arkasında olur yine. Çünki dürüst olarak anılan ve öyle bilinen siyasetçilere güvenesim yok artık... Neyse lafı daha fazla uzatmadan, Kemal Kılıçdaroğlu kimdir? Bu günlere nasıl gelmiştir? Sorularının cevabı niteliğindeki, geçen günlerde NTV'de yayınlanmış olan, Kemal Kılıçdaroğlu hakkında bilgiler veren video'da mevcut. Buyrun izleyin.

video

Ekonomideki Hurafeleri ve Gerçekleri Anlatan Kitap

Ekonomide Hurafeler ve Gerçekler kitabı, Ekonomi dünyasına 4 yıl önce yeni bir soluk getiren, Ekonomi Türk Blogunun yeni nesil yazarlarının zihin açıcı yorumlarını beğenerek okuyacağınız, kolay kavranır şekilde anlatım tarzına ve eğlenceli bir usluba sahip, ekonomideki hurafe ve gerçekleri birbirinden ayıran, blog'da yer alan yazıları içinde barındıran blogun kurucusu olan İnan D0ğan tarafından hazırlanmış, Deniz Gökçe'ninde dediği gibi, üniversitede okuyan öğrenciler ve kendini geliştirmeye çalışan ve ekonomiye ilgi duyan diğer kesimler için vazgeçilmez bir kaynak olacak ve ekonomi konusunda kimin neler saçmaladığını açık ve seçik görebileceğiniz bir kitap. Kitap hakkında daha fazla bilgi edinmek ve fikir sahibi olmak için,


Deniz Gökçe'nin ve Uğur Gürses'in kitap hakkında kendi köşelerinde yazmış olduklarını buraya ve buraya tıklayarak okuyabilir, ekonomi konusunda 7'den 70'e herkesin işine yarayabilecek ve doğru bilgileri kolay bir şekilde öğrenebileceği Ekonomide Hurafeler ve Gerçekler kitabını satın alabileceğiniz adresleri öğrenmek için ve kendi kategorisindeki en iyi bloglardan biri olan Ekonomi Türk blogunu ziyaret etmek için de buraya tıklayabilirsiniz.

Maden İşçileri

Maden işçileri evet malesef gündem de yine maden işçileri var. 1955'ten bu yana... İşte o yıldan beri ölen işçilerin sayısı bugün itibariyle, Karadon Müessese Müdürlüğü’ne ait kömür ocağında cesedi bulunan 28 kişi ile beraber, 2 bin 715, yaralanan işçilerin sayısı ise 326 bin 321. Yani Türkiye, bu konuda Avrupa birincisi ve dünya üçüncüsü. Maden işçisi taşeron

firmaların insafına terkedilirse, emekçiye sahip çıkılmassa, yörenin halkı bu kazalara alışıktır, bu mesleğin kaderidir, denirse. Bu haberleri daha çok duyarız. Sizlerle bir de ufak bir istatistiği daha paylaşayım ve gerisini siz düşünün.

"Türkiye’de bir kömür işçisi ayda ortalama 900 lira maaş almakta. Her işçi, günde ortalama 5 ton kömür çıkarmakta. Türkiye Taş Kömürü Kurumu’na göre çıkarılan kömürün bir tonu 354 liradan satılıyor"

Son olarak, yitirdiğimiz işçilerin mesai arkadaşlarına, ailelerine ve emeğiyle, alınteriyle geçinen tüm halkımıza başsağlığı diliyor, sizleri maden işçileri adına yapılmış, Ali Asker ve Seldağ Bağcan'ın seslendirmiş olduğu 2 şarkının video klipleriyle baş başa bırakıyorum.

video

video

Atatürk'ün Yayınlanmamış Fotoğrafları

Genelkurmay Başkanlığı'nın dün, yani 129'uncu yıldönümünde "Asker ve Devlet Adamı Atatürk" panelinde gazeteci ve davetlilere, Atatürk'ün bugüne kadar yayınlanmamış Adana, Afyonkarahisar, Balıkesir, Bilecik- Bozüyük, Diyarbakır, Edirne, Elazığ, Mersin, İzmir, Konya ve Trabzon da Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni açılan fabrikalarına yaptığı ziyaretlere, tarım alanları ile tarihi eserlerin bulunduğu bölgelerdeki incelemelere ait siyah-beyaz fotoğraf ve görüntülerinden oluşan bir cd dağıtılmış. Aşağıdaki slayt'ta da bu cd'nin içinde bulunan Atatürk'ün yayınlanmamış fotoğrafları bulunmakta.

Orhan Gencebay'ın Vatan Sağolsun Klibi

Orhan Gencebay'ın Vatan Sağolsun şarkısına çekilen klip dün akşam star tv'de Uğur Dündar'ın sunduğu haber bülteninde yayınlandı. Ben şarkıyı zaten çok beğeniyordum. Klibi'de şarkıya yakışır güzellikte olmuş doğrusu.

Buradan Orhan Gencebay'a ve klipte emeği geçenlere teşekkür ederim.

Eğer Orhan Gencebay'ın son albümünü hala dinlemediyseniz buraya tıklayıp dinleyebilirsiniz. Buyrun bu muhteşem şarkının sözlerini okuyun ve ardından aynı güzellikteki klibini seyredin.

Orhan Gencebay Vatan Sağolsun

Yağlı kurşun yedim giderim
Genç yaşımda buymuş benim kaderim
Hakkını helal et anam
Ağlama hiç dayanamam
Ölüm Allah'ın emri
Herkeslere selam olsun
Vatan sağ olsun
Ben ölsem de can dostlarım var
Kanımı arkamda komazlar
Hakkını helal et anam
Ağlama hiç dayanamam
Ölüm Allah'ın emri
Herkeslere selam olsun
Vatan sağolsun, Vatan sağolsun

video

Dumansız Sigara-Zerostyle Mint

Dünya genelinde sigara yasağının artmasından ötürü Japonya`nın en büyük sigara üreticisi lan Japan Tobacco International (JTI), dünyanın ilk dumansız sigarasını ürettiğini açıklamış.Zerostyle Mint adı verilen bu dumansız sigara ile igili Japan Tobacco International (JTI) den verilen bilgiler ise şöyle: Plastik bir silindirin içinde bulunuyor ve tiryaki içine çektiğinde, akciğerlere tütün kokusu yolluyormuş.Sigarayı çekmek için silindire yerleştirmek üzere içinde nikotin olan küçük kartuşun tanesi şu yaklaşık 1.5 TL'den satılmaktaymış. Yanma olmadığı için, bu vesileyle tiryaki de katran teneffüs etmemiş olacak. Ayrıca

bir kartuş yarım gün yetiyormuş. Kısacası yasağın olduğu yerlerde de kimseyi rahatsız etmeden dumansız sigara içilebilecek. Bu ürün Türkiye'ye ne zaman gelir bilmiyorum. Fakat bu sigara yasakları sürdüğü sürece, fiyatı ne kadar olursa olsun taliplisi eminim çok olacaktır. Bu sefer de bu sigarayı kullanan kişiler için , sigara yasaklarının bir anlamı kalmayacaktır...

Ey Türk Gençliği! Ata'nın Gözünü Arkada Bırakma!

Atatürk Türk gençleri sevdi, onlara güvendi ve Türkiye’nin geleceğini onların ellerine bırakmaya çekinmedi, bir söyleşi sırasında: "Ben 19 Mayıs'ta doğdum" dedi ve gençliğe bıraktığı bu önemli görevi şu sözlerle belirtti: "Ey Türk Gençliği! Birinci ödevin; Türk bağımsızlığını, Türk Cumhuriyetini sonsuzluğa değin korumak ve savunmaktır. Varlığının ve geleceğinin biricik temeli budur. Bu temel senin en değerli güven kaynağındır." "Milletin bağrından temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri (Türkiye Cumhuriyetini) ona bırakacağım ve gözüm arkamda

kalmayacak." Sende Ey Türk Gençliği! Atanın Gözünü Arkada Bırakma! Atamızın bu sözlerini, hiç unutma ve onun sana emanet ettiği bu vatana kanının son damlasına kadar sahip çık! Gözün inşallah arkada kalmayacak Atam. Hepimizin 19 mayıs Atatürk’ü anma gençlik ve spor bayramını kutlarım.

video

Zayıflamak ve Zayıflayamamak

Son günler de zayıflama adına ölenlerin sayısı Türkiye'de ve Yurtdışında büyük artış göstermeye başladı. Bu ölümlerin bir çoğu ise Mide kelepçeleri ve zayıflama hapları ile alakalı. Newsweek Türkiye dergisi de son sayısında, İnsanların onca diyete ilaca ve besin takviyesine rağmen hala neden zayıflayamadıkları konusundaki bilimsel çalışma yayınlamış. Bu çalışmaya göre insanların zayıflayamamasının ana nedeni, uzun bir çabayı göze alamamaları, boğazlarına yeterince hakim olamamaları ve yeterince egzersiz yapamamalarıymış.

Bu çalışmanın detayları ise şöyle:

ABD`de Brigham Young Üniversitesi`nden nöroloji uzmanı Mark Allen ve ekibi, kadınlar arasındaki güzellik ve zayıflık rekabetini bilimsel olarak araştırmış. Çalışmada, mayolu, şişman bir kadın görüntüsü kadın deneklere izletilmiş ve deneklerin kendilerini hemen ekrandaki görüntüyle kıyasladıkları, beyin faaliyetleri olarak tespit edildilmiş. Aynı deney, erkeklere de yapılmış, ama hemcinslerini mayoyla gören erkeklerin beyninde böyle bir faaliyete rastlanmamış.

Kadınların görünüşlerine bu kadar kafayı takmalarının, zayıflama sektörünün giderek `şişmanlaması`na neden oluyormuş. 2009`da yayımlanan `Global Weight Loss and Diet Management Market` (Global Zayıflama ve Diyet Yönetimi) adlı rapora göre bugün global zayıflama pazarının büyüklüğü 363 mil yar dolar civarında. Bu rakamın 2014`te 586 mil yar dolara çıkacağı tahmin ediliyormuş.

Aslında önemli olan, nasıl kilo verdiğiniz ve gerçekten bunun için gereken her şeyi yapıp yapmadığınız. Oysa insanlar, çoğu zaman gereken her şeyi yaptığını sanıyor. Değil kilo vermek, kilo kontrolü için bile aslında epey ter dökmek gerekiyor. Zayıflama endüstrisinin albenili vaatleri çekici görünse de ne yazık ki gerçekleri yansıttığını söylemek zor. En azından Harvard Tıp Fakültesi araştırmacılarına göre. Orta yaşlı 34 bin 79 kadını 13 yıl boyunca izleyen Harvardlı araştırmacılar, çalışmanın sonunda kilo almayan katılımcıların ortak özelliklerini tespit etmişler:

Haftada 5 kez toplam 7 saat egzersiz ve diyet yapmak. Dahası, diyet yapmayan katılımcılar, bu kadar egzersize rağmen kilo veremeyip ancak mevcut kilolarını korumuşlar. Yani araştırma ya göre kilo kaybetmek için sadece fiziksel aktivite yeterli değil. Araştırmada `Gün de 60 dakikalık egzersiz, ancak normal vücut kitle endeksini korumaya ve kilo almamaya yardımcı oluyor` deniyor. Dolayısıyla kilo vermek ve o kiloda kalmak için boğazınıza hakim olmak ve daha fazla egzersiz yapmanız gerekiyor; hem de sadece yazın değil hayatınız boyunca.

Newsweek Türkiye dergisi'nin zayıflayamamanın asıl nedenlerini ortaya koyan çalışması ilgili notlar bunlardı. Gelelim Zayıflamak için yapmanız gerekenlere. Aslında bu ve buna benzer bir çok yazı ve tavsiye bulabilme imkanınız var. Önemli olan nasıl kilo aldığınızı bilmek, beslenmenize dikkat etmek, düzenli olarak egzersiz yapmak ve bunları tüm yaşantınızda alışkanlık haline getirmektir.

Son olarak Dr. Mehmet Öz'ün kilo vermenin ve kilonuzu korumanın temel ve kolay kuralları diye belirttiği, yani zayıflamak için sunduğu 5 altın kuralı sizlerle paylaşıyorum:

1- Streç pantolon giymeyin; Giyiminiz kilo almak için bir erken uyarı sistemidir. Streç kıyafetler giyerek bilmeden kilo almanızı kolaylaştırırsınız.

2- Kötü kıyafetlerinizi dolabınızda tutmayın; Sağlıksız kilodayken giydiğiniz kıyafetleri dolabınızda tuttuğunuzda bu size kilo verememe durumunuzda kafanızda yedek bir plan oluşturur.

3- Dört ayaklı hayvanların etini haftada bir kereden fazla yemeyin; Dört ayaklı hayvanların eti, tavuk gibi iki ayaklı veya balık gibi ayaksız hayvanlara göre daha fazla doymuş yağ içerir.

4- Atıştırmalıklardan vazgeçin; Buzdolabını açmadan önce öğününüzü belirleyin, ihtiyacınız olan kadarını alın ve kapatın.

5- Akşam 19:30'dan sonra yemeyin; Gece geç saatlerde yemek yediğiniz zaman ne ölçüde yediğinizin farkına varamazsınız. Özellikle televizyonun karşısında yemek yeme olasılığınız yüksektir.

 Ayrıca altın çilek meyvesi zayıflamanıza yardımcı olabilir.

Fenerbahçe Yine Şampiyon Değil!

Artık Trabzonspor'un intikamımıdır? Bursasor'un azmimidir? Aziz Yıldırım'ın ve idare'nin kötü yönetimimidir? Daum'um beceriksizliğimidir?, Fenerbahçeli futbolcuların yeterince azimli oymayaşımıdır? bu acayip hüznün cevabı bilemiyorum. Ama netice itibariyle Fenerbahçe yine şampiyon değil! Gerçi sahada yapılan anons ve Selçuk'un hareketi sonrasında kısa süreli bir sevinç yaşandı ve bununda sazan yaz 1907'ye gönder diye bir esprisi çıktı :( :D Üzüleyimmi güleyimmi bu duruma bilmiyorum. Bu sazanlık durumu yıllar öncesinde yaşanmıştı ve bu kaçan şampiyonluk en son denizli de vahim bir şekilde başımıza gelmişti. Nitekim bir Fenerbahçe taraftarı olarak kaçan şampiyonluk boğazımda yukanamadığım bir şey olsa da hala Bursaspor'u ve Burspor'un taraftarını haklı şampiyonluklarından ötürü tebrik ediyorum. Geçen sene Sivas'ın şampiyon olmasını isteyen biri olarak bu sene Bursaspor'un şampiyon olmasına çok üzülmedim aslında. Aksine Bursaspor'un 4 büyükler olgusunu madi zorluklarla birlikte, azimle kırdığı için sevindim bile diyebilirim. Fakat Bursaporun şampiyonluğunun bayağı büyük bir trajedi sonrası gelmesi her Fenerbahçe taraftarı gibi beni de üzdü. Artık kendimi melankolik ve takımına her durumda sahip çıkan Beşiktaşlı bir taraftar gibi hissediyorum. Bu hissiyattan dolayı olsa gerek Fenerbahçe yönetimine, futbolcularına kızamıyorum ve yine de centilmence davranarak.

Galatasaraylı bir kuzenimin bana bir gönderme yaparak iletmiş olduğu mail deki Bursaspor ile ilgili şiiri tüm Bursaporlulara bir jest olsun diye bi de üzerine görselleştirip üst satırların yanında yayınladım ve tekrar Bursaspor'u ve bu yazıyı okuyan Bursalıları ve taraftarlarını tebrik ediyorum.

Soner Arıca-Yarın Her Şey Değişebilir

Soner Arıca 18 yıldır pop müzik piyasasında olan, hala yeni ve iyi albümler çıkarabilen ender şarkıcılardan biridir. 4 yıldan sonra çıkarmış olduğu Yarın Her Şey Değişebilir albümü de Soner Arıca'nın bu güne kadar gelen tecrübeleriyle oluşmuş, klasik Soner Arıca sound'unun korunmuş olduğu, nadide bir yapım olmuş. Yarın Her Şey Değişebilir Albümündeki parçalar ise sırası ile şöyle:

01. Yarın Her Şey Değişebilir
02. Karadut
03. Kayıp
04. Tanrı Misafiri
05. Neredeydin
06. Sıra
07. Bitmeyen Sevda
08. Benden Bu Kadar
09. Vazgeçmek İçin Erken
10. Geçer
11. Yarın Her Şey Değişebilir (Akustik versiyon)
12. Sıra (Club versiyon)
13. Neredeydin (Club versiyon)
14. Tanrı Misafiri (Club versiyon)
15. Karadut (Club versiyon)

Bende albümü anca bugün baştan aşağa dinleme fırsatı buldum ve Yarın Her Şey Değişebilir şarkısını çok beğendim, sizlerle de bu şarkının sözlerini ve şarkı sözleriyle uyumlu, anlamlı resimlerle oluşturulmuş bir klibini paylaşayım dedim.

Buyrun yaşama dair kişisel gelişim şarkısı gibi görmüş olduğum bu şarkın sözlerini okuyun ve şarkının akustik versiyonu'nun ilk klibini izleyin. Belki iler de Soner Arıca da bir klip çeker bu güzel şarkıya, onu da yayınlarım. Bu arada şarkının akustik versiyonu da fena olmamış. Fakat bana kalırsa şarkının orginal versiyonu daha iyi.

Kader içini acıtabilir bazen
Sevdiğin bir şey gidebilir elinden
O zaman çekerek acının soylusunu

Yürümeli öne doğru hayat yolunu
Ne zaferler aldatsın seni nede yenilgi

Akar gider su gibi hepsi
İsimleri yüzleri başka başka olsada
Aynı sonla biter herkesin hikayesi

Yarın her şey değişebilir

Bitebilir birden hüzünlerin
Bırak saklı kalsın ümitlerin

Yarın her şey değişebilir

Üzülmeyeceksin düşünmeyeceksin
Bir çiçeğin renginde
Yada bir çocuğun gülüşünde

Hayatın tümünü çözümleyeceksin
Kendini onarmak için en yokluk anında
Başka bir kalpten akan yaşı sileceksin

video

Av Mevsimi Filmi

Av Mevsimi filmi çekimleri nisan ayında başlayan ve halen devam etmekte olan, aralık ayında vizyona girmesi beklenen bir film. Bu film özellikle Şener Şen'in bir çok filmini yönetmiş, Türkiye'nin en saygın sinemacılarından biri sayılan Yavuz Turgul'un senaryosunu yazdığı, yönettiği Şener Şen, Cem Yılmaz, Çetin Tekindor, Melisa Sözen ve Okan Yalabık gibi ünlü oyuncuları bir araya getiren bir film olmasıyla göze çarpıyor.

Film'in sadece oyuncu kadrosuna bakınca komedi türünde bir yapım olabileceği de akıllara gelmiyor değil. Ama bu film Cinayet araştırması sırasında hayatları değişen 3 polis'in hikayesi anlatıldığı polisiye-dram türünde.

Ayrıca Av Mevsimi filmi'nin ismi ilk önce Avcı olarak düşülmüş. Fakat bir prodüksiyon şirketi bu ismi 4 sene önce bir dizi projesi nedeniyle tescil etmiş olduğu için. Filmin ismi Av Mevsimi olarak değiştirilmiş. Film hakkında edindiğim bir diğer bilgi ise, filmin sahnelerinin birinde, Cem Yılmaz'ın bir kahvehane ortamında Kazım Koyuncu'nun bir şarkısını seslendireceği.

Film hakkında edindiklerim şimdilik bu kadar. Başka bilgiler edindikçe ve filmi'nin fragmanı yayınca girince bu yazıya eklerim artık. Kısacası ben bu filmi daha fragmanı çıkmadan izleyeceklerim listesine aldım. Fragmanı çıkınca ve filmi izleyince de olumlu düşüncelerim değişmez umarım.

Av mevsimi filmi'nin ilk fragmanı yani kısa bir tanıtımı olan teaser'i yayına girmiş. Buyrun izleyin.

video

Türkiye'den Vize İstemeyen Ülkeler

Türkiye`den vize istemeyen ülkelerin sayısı bugün itibariyle Rusya'nın da katılımıyla beraber 58 oldu. Kısacası Türkiye ile Rusya arasında bugün imzalanan "Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşlarının ve Rusya Federasyonu Vatandaşlarının Karşılıklı Seyahatlerine İlişkin Usullere Dair Anlaşma" ile iki ülke vatandaşları, 90 gün içinde 30 günü geçmeyen seyahatlerinde vize almadan giriş yapabileceklermiş.

Türkiye`ye vize uygulamayan ülke ve özel idare bölgeleri'nin alfabetik sıralaması ise şöyle: Antigua-Barbuda, Arjantin, Arnavutluk, Bahamalar, Barbados, Belize, Bolivya, Bosna-Hersek, Brezilya, Ekvador, El Salvador, Fas, Fiji, Filipinler, Guatemala, Güney Afrika Cumhuriyeti, Gürcistan, Haiti, Hırvatistan, Honduras, Hong Kong, İran, Jamaika, Japonya, Karadağ, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kolombiya, Kore Cumhuriyeti(Güney Kore), Kosova, Kosta Rika, Libya, Lübnan, Makau Özel İdare Bölgesi, Makedonya, Maldivler, Malezya, Mauritus, Nikaragua, Pakistan, Palau Cumhuriyeti, Paraguay, Rusya, St. Vincent-Grenadines, Singapur, Solomon Adaları, Sri Lanka, Suriye, Svaziland, Şili, Tayland, Trinidad-Tobago, Tunus, Tuvalu, Uruguay, Ürdün, Venezuela.

Bu olumlu gelişmler sürerken, bir yandan da vize uygulayan İsviçre ve Yunanistan başta olmak üzere bazı ülkeler işi yokuşa sürüyor ve vize işlemleri normalden çok daha fazla uzun sürebiliyor ve istenilen belgeler sağlandığı halde, hiç bir gerekçe göstermeksizin vizeniz onaylanmayabiliyor.

Bir diğer olumsuz gelişme ise, 1 Haziran da başlayacak olan biyometrik pasaport uygulaması nedeniyle, pasaportlarının tarihini uzatma başvuruları epey arttı ve personel yetersizliği yüzünden pasaport almak gayet zor oluyor.

Sonuç olarak Türkiye-Rusya arasında vizelerin kaldırılması en çok turizm sektöründe etkisini gösterecektir. Kısacası Antalya başta olmak üzere bir çok tatil beldelerinde Rus'tan geçilmeyecek. Hal böyle olunca da bu işe en çok kimlerin sevinceğini tahmin edersiniz herhalde...

Türkiye ve Hayata Dair Blog Ödülleri'nde 3. Oldu

Bu yazıya ilk önce Haykırış abime Kişisel Blog Ödüllerine blogumu da layık gördüğü için teşekkür ederek başlıyorum.
2010 Blog Ödülleri kısa adıyla BÖ! 2010'da almış olduğum dereceyle devam ediyorum.

Bu sene sistem biraz farklıydı bildiğiniz üzere. İlk önce halk oylamasıyla bu linkteki ilk 5 blog belirlendi. Daha sonra bu link teki jurilerin oyları sonucu bu linkteki ilk 3 belirlendi. Bu değerlendirmelerin sonucunda Ntvmsnbc'nin sponsor olduğu Haber-Gündem Kategorisinde 3. oldum. Buradan oy vererek desteklerini esirgemeyen herkese, blogumu bu ödüle layık gören juri üyelerine ve bö! ekibine bir kez daha teşekkür ederim.

Gelelim katılmış olduğum bir diğer yarışma olan Altın Klavye Blog Ödülleri'nde almış olduğum dereceye. Bu yarışma blogger alyapısıyla kurulmuş bir site üzerinden bloggeler tarafından yapıldı. İlk olması ve maddi bir desteği olmaması gibi bir çok sebebten ötürü, pek ses getirememesine ve bir çok açıdan eksik bir organizasyon olmasına rağmen.

Böyle bir adımın atılmış olması da çok önemli aslında. İnşallah ilerleyen seneler de Altın Klavye Blog Ödülleri'de ilerler ve daha prestijli bir organizasyon haline gelir. Uzun lafın kısası bu yarışmayı da genel kategorisi'nde 3. lük alarak bitirdim. İlk 3'e giren diğer blogları görmek için buraya tıklayabilirsiniz.

Deniz Baykal'ın İstifası

Deniz Baykal geçen günler deki skandal görüntülerle ilgili ilk açıklamasını bugün yaptı ve aynı anda Chp genel başkanlığından istifa etti. Baykal lafı pek uzatmadan bunun bir Ak Parti komplosu olduğunu anlattı. Konuşmasındaki en ilgi çeken sözler ise"Pensilvanya’dan aldığım mesajların samimiyetine inanıyorum" diyerek bu komployu Fethullah Gülen’in yaptığına inanmadığını belirtmesiydi. Konuşmasını "Bunun bir bedeli varsa, bu da CHP genel başkanlığından ayrılmaksa bunu yapıyorum. Bu kaçmak anlamına gelmez. Tam tersine bu bir meydan okumadır. Bu anlayışla bugün genel başkanlığından istifa ediyorum" diyerek bitirdi ve böylece partisini bu olaya


karıştırmamış oldu hem de çok onurlu bir davranış sergilemiş oldu. Sonuç olarak bu görüntülerin ortaya çıkış tarihi, Baykal'ın komplo teorilerini desteklemekte ve bu istifa şu an için Ak Parti'nin ekmeğine yağ sürdü denilebilir. Fakat uzun vade de eminim ki bu istifa bir çok yönüyle Chp'nin yükşelişine neden olacaktır. Eğer Baykal geri dönerse, bu yazdıklarımın tam tersi olacaktır...

video

Türkgücü Ülküspor

Türkiye'de ilk kez bir siyasi parti ve siyasi lider bir spor kulubü kurdu. Logosunda, kırmızı beyaz renkli Selçuklu motifinin ortasında, ay yıldız ve küçük bir bozkurt resmi bulununan bu klubün adı da Türkgücü Ülküspor oldu. Bu kulüp Devlet Bahçeli'nin Ülkücü gençleri sokak kavgalarından uzak tutmak yapmış olduğu girişimlerden sadece biri. Yönetim kurulu tam olarak oluşturulmamış olan kulübün, bu oluşumdan sonra dallarının yönetimleri ve direktörleri belirlenecekmiş. Türkgücü Ülküspor başlangıçta , basketbol, voleybol, tekvando, aikido ve ağırlıkta futbol olmak üzere 5 ana dalda mücadele verecekmiş.

Sonuç itibariyle böyle bir spor kulübü Türkiye'de ilk olacağından, siyasetle spor bir arada nasıl gider, bu kulüp ayrımcılığa sebep olur mu, olmaz mı? hep beraber bekleyip bu gibi soruların cevabını zamanla alacağız.

Daha Çok Şehit Veririz Açılana Kadar...

Son iki günde 6 askerimizi Şehit verdik... Ayrı, ayrı memleketlerdendi, ama aynı acıyla gömüldü hepsi. Açılım, açılım diye çırpının durun siz... Onlar da açılıma destek veriyorlar bakın... Hem de haince, kalleşçe... Kendilerine yakışanı yaparak... Peki onlar açılmak istiyorlarmı? Cevabı evet'tir, ama onların açılımdan anladıkları, Türkiye'yi bölmek, parçalamak, Türkiye sınırları içinde, Türkiye'ye düşman bir devlet oluşturmak... İşte açılımın muhattapları, işte yaptıkları... Bu konu daha çok uzar, daha çok şehit veririz, açılana kadar...

Son olarak, yazının sonun da pkk'dan ötürü verdiğimiz ilk Şehidi ve Son yıllar da yaşananları anlatan bir video bulunmakta. Buyrun izleyin ve "Evet adsız şehit... Adsız kahraman... Mehmetçik... Sen öldün vatan bölünmesin diye... Bu ülke de sana söz verdi kanın yerde kalmayacak diye... Sen sözünü tuttun, sözün için canını verdin... Ama kanın hala yerde... Evet şehidim aslanım boşuna mı öldün..." deyin sizde...

video

Yeni Sigara Paketleri

Bugünden itibaren üretilen sigara paketlerinde resimli uyarı bulunacak. Fakat bu günden önce üretilen, stoklar da bulunan sigara paketleri 30 hazirana kadar piyasaya sürülebilecek ve bu sigara paketleri 2011'e kadar satışa sunulabilecek. Yazının sonunda değişen yeni sigara paketleri ve sonrasında Kolombiyadaki sigara

paketlerinin resimlerinin olduğu bir slayt bulunmakta. Kolombiya daki ve diğer sigara konusunda katı yasakları olan ülkelerdeki sigara paketlerindeki resimlere göre, bayağı yavan ve etkileyecilik oranı pek düşük olmuş. Fakat "Sigara/Tütün içmek akn akışını yavaşlatır ve cinsel iktidarszılığa sebeb olur" ve "Hamile iken sigara içmek bebeğe zarar verir" yazılarının bulunduğu paketlerin etkileyicik oranı bence gayet iyi. Gerçi bu resimler de daha korkutucu ve etkileyici olabilirdi.

Kısacası bu resimlerin dışında, diğerleri bence pek etkileyici değil. Gerçi bu uygulama daha yeni başlıyor. Belki ilerleyen zamanlarda sigara paketlerine daha etkileyici resimler görebiliriz. Yine de etkileyici olsa ne yazar bir çok tiryaki için. Etkilermi onları hiç? Ancak gelecek nesillere ucundan, kıyısından bir faydası olur...

Bu arada yıllar önce yazmış olduğum, sigara hakkındaki bir yazımı okumak isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.