Gazze Kafe

Bu gün senelik izinde olduğum için evdeydim. 14.00 15.00 satleri arasında Tv'ye biraz göz attım ve Defne Samyeli'nin frikiği ile sansosyonel bir şekilde başlayan Defne İle Her Şey Bambaşka programını izledim. Gerçi bu duruma ben de şaştım. Çünki sabah ve öğle yayınlanan programları sevmeyen ve kalitesizliğinden vs şikayet eden biriyim.

Neyse ben izlemeye başladığımda program da daha yeni başlamış. Program Türk asıllı işviçre'de yaşan Pedagog bir kadın'ın da aralarında bulunduğu Pucaramanta adlı Kızılderili grubunun şarkıları ile başladı. Daha önce bu grubu duymuş fakat şarkılarını tam olarak dinlememiştim. Bu saye de dinlemiş oldum. Dinlendirici ve hoş şarkıları var gerçekten.


Programın devamın da Defne Samyeli'nin konukları, gazeteci Ayşe Sarıoğlu ve aktör Sinan Taymin Albayrak'tı. Mavi Marmara gemisinde yaşanlar ve Sinan Taymin Albayrak'ın demiş oldupu gibi Meşru bir devlet olan İsrail hakkında konuşuldu program boyunca. Konukların söylemek istediği orak konu ise, bu gemide yaşananların, İsrail'in Filistin halkına ve mavi marmara gemisindeki insanlara yaptıklarının bir süre sonra unutulmamasıydı.

İşte bu yaşanaların unutulmaması, bazı sembollerle, hatıralarla ve bunların yaşatılmasıyla mümnün olabilir. İşte o hatıralardan sembolerden biri de, insanların yolculuklarına muhabbeti, samimiyeti kattıkları, gemide içecek servisinin yapıldığı, bir nevi geminin çay ocağı Gazze Kafe. Sinan Albayrak'da İstanbul’da Gazze Kafe adında bir mekan açmak istediklerini ve bütün gelirini Gazze’ye bağışlayacaklarını söyledi. Bu şekilde bu direnişinin bu sembol mekanı, hafızalarda diri tutulmuş olacak.

Son olarak bir de Alper Gencer’in Gazze Kafe adına ve mavi marmara gemisinde yaşananlara dair yazdığı bir şiir'i paylaşıyorum sizlerle. Buyrun okuyun

Gazze Kafe Şiiri

Yirmisekizmayısikibinonsaatonikiotuzantalya

denizleri ve gemileri yaradana hamd olsun

ve tavşan kanı çay için ne kadar sevinsem az

şu demire "vira!" diyen ağızlar ne güzeldir

ne güzeldir başlamakla bitebilen yolculuk

işte sanki Nuh, toparlanıp geçiyor

karşı kıyısına koşulsuz merhametin

bir tarafta asasız vicdan

Musasız asa

çaysız bırakılmışlık

öbür yanda kalkan gemilerin ardından

gemisiz kaldığına pişman kalabalık

tam ortada Gazze'ye gün be gün yürüdükçe

cennet kapısını zorlayan

bir ibadet ayini

çay içerek ibadet etmek ne güzeldir

sevgilim hayat zor ama sen çok güzelsin

hayatın zorluğuna inat senin güzel oluşun

kargışlı misillemesin, bir nevi sabotajsın ümitsizliğe

yırtar konişmentoları senin hudutsuz sevişin

seni çay içerken izlemek

seni çay doldururken

seni demlerken çayı

kimseler inanmasa da düpedüz sevap

o usulcacık düşen Müslüman bedenlerin

kapanmayan hesabı ödemesi gibisin

bana da rahmet! bana da şehitlik!

bana da böyle bir ödeme planı nasip eyle ya Rabbi,

böyle ivedi aşka, böyle kuşkusuz ve nakit!

işte bir ibadetten ötekine geçilircesine

bir rahiple bir imam omuz omuza

çay içmeyi bırakıp namaza durduklarında

dünyanın en kaygan ipindeki adamlar

cayır cayır tutuşan bir aşka salınırken

esas iple inseler dayağı yerler miydi!?

avuçlarım ellerimin içine çöküyor

bir atın üstünde son sürat sövüyorum

şu çaya inanmayan Yezid sürüsü

şu itlere sövdükçe güzelleşirim

diye inanmak geçiyor omuzlarımdan

kendi şerefine hainsin sen

gitmen gereken yeri seni o gemide boğmamamdan bil

ama seni adil bir kavgada

paramparça ederdi Hamza

Musa sen gibiler yüzünden vurdu kendini dağlara

senin eğriliğindi onu Allah'la konuşturan

İsa kardeşi Yakup ile

senin yüzünden döktü gözyaşlarını

Ali, o güzel Resulü için

Zülfikar'ı çıkartır ve savaş biterdi

tarih boyu cehaletin dönüştürdü öfkeyi

sana doğru büyüyen bitmez bir düşmanlığa

paranoyaksın

korkuyorsun

kendini seçilmiş sanıyorsun seçilmişler arasında

zalimsin ey İsrail, zulmün kendi yaradılmışlığına!

nükleer bir tehdit sayıyorsun kendini amma

Hızır'a ve meleklere gücün yetmez ki

senin semaverin yok, demliğin yok, demin yok

senin ateşin yok bir bardak çayı kaynatmaya

ve muhabbet ehline selam olsun

unutma, unutturma, utan, usandırma

korun sen de kendinden hıncahınç kalabalık

yarıl sen de ortandan körlüğe büyüyen uyku

bizim şarkımız bu söylendikçe uzayan

ve bitmeyen bir gökkuşağı olmalı

bizim gemimiz bu biz içindeyiz

hepimizin çay içtiği taraftan bakılırsa

hepimiz o geminin içinde değil miyiz!

üçhaziranikibinonsaatikikırkbeşistanbul

uçakları uçurup indirene hamd olsun

çay içmek çok güzel bir duygudur kardeşim

gemimiz dünyanın bütün limanlarına yanaştı

şehitlerimizin berrak kanı Akdeniz'e karıştı

şarkımız Gazzeli çocukların kulaklarına ulaştı

tarih tasavvuru parçalandı siyonistin

dünya bir gemi, dünya Mavi Marmara

İsrail vicdanın ablukasında

ve bundan böyle ona çay falan yok!

0 yorum yapılmış:

Yorum Gönder

Yorum yapmadan önce Adı/URL seçeneğini seçip en azından ismininizi belirtmenizi, Türkçemizi en iyi şekilde kullanmaya gayret göstermenizi ve hakaret içeren yorumlarda bulunmamanızı rica ederim.

Bu blogu takip etmek isterseniz facebook, friendfeed, twitter ve rss seçeneklerinden size en uygun olanını kullanıp, güncel içeriklerden anında haberdar olabilirsiniz. Ayrıca herhangi bir konuda benimle iletişime geçmek isterseniz, buraya tıklayın. Sağlıcakla kalın.