Bu haftasonu hasta ziyareti sebebiyle eşimin memleketi Kırklaeli'nin bir ilçesi olan Pehlivanköydeydik. 850 yılında Bizans imparatoru III. Mikail, güneydoğuda kendisine zorluk çıkaran Palivkain aşiretini bu bölgeye getirmiş ve bu ilçe adını ilk olarak bu aşiretten almış ve sonradan aslı hristiyan azizlerden Aziz Pavulos'tan gelen Pavli adını almıştır.
Daha sonra da 1363 yılında Hacı İlbey ve Evrenus Paşa bölgeyi fethedip, Osmanlı Devleti sınırları içine sokmuş. Osmanlı döneminde de topraklarda Bulgarlar yaşamış ve 1829'da Osmanlı Rus savaşında Edirne'yi işgal eden Rus birlikleri Pehlivanköy'e de girmişler. Topraklar 1877-1878 "93 Harbi"nde de bir yıl Rus işgali altında kaldmış. Ayestefanos Antlşaması ile kurulacak Bulgaristan Prensliği'nin bir parçası olmuş. Ancak bölgede kurulacak Rusya destekçisi bir devlete karşı çıkan İngilizler yüzünden imzalanan Berlin Antlaşması'nda Osmanlı topraklarına bırakılmıştır. Daha sonraki yıllarda Rodop bölgelerinden büyük göç almış ve bölge halkının çoğunluğunu Pomak gurupları oluşturmuş.
Pomakça daha geçmiş yıllara kadar geçerliliğini koruyan bir dil olarak kalmış. İlçeye bağlı Kuştepe köyü tamamen Pomak olup çocukları ancak ilkokulda Türkçe öğreniyormuş. Milli mücadele döneminde, Balkan Savaşları sırasında da bir yıllık işgal altında kaldı ancak Bulgar'lardan geri alınmış ve Pehlivanköy'de yaşayan Bulgarlar Osmanlı Devleti sınırları dışına çıkarılıp dışarıda kalan Pomaklar bölgeye yerleştirilmiş. I. Dünya Savaşı sonrasında da Yunanlılar tarafından işgal altında kaldı. Yunan işgali de iki yıl sürmüş. 9 Kasım da işgal sona erip Pehlivanköy Türk toprakları arasına katılmış.
Cumhuriyet Döneminde ise, 1935'ten 1941 arasında Trakya başmüfettişliği görevini üstlenen Kazım Dirik tarafından bölgeye çok yardım edilmiş. Halka hayvancılık konusunda eğitim ve Macar mimarlar tarafından ilçedeki Atatürk Meydanı, Mehmetçik parkı yaptırılmış halka spor malzemeleri sağlanmış. Bir süre sonra da Babaeski'ye bağlı bir bucak olan Pehlivanköy 1957'de ilçe olmuştur. Pehlivanköy ilçesine bağlı köyler ise Kuştepe, Doğanca, Yeşilpınar, Akarca, Hıdırca, Kumköy, Yeşilova, İmampazarı'dır. Pehlivanköy ile benim verebileceğim bilgiler bu kadar şimdilik isterseniz buraya ve buraya tıklayıp daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.
Bu benim Pehlivanköy'ü 2. ziyaretimdi ve bu ilçe'nin neyi meşhur derseniz şu an için şu 2 cevabı verebilirim. Birisi 100 yıllık bir gelenek olan trakyanın en meşhur panayırı, festivali olan 18 eylül de başlayıp 22 eylül de sona eren pavli panayırı (pavli panayırı hakkında detaylı bilgi edinmek için buraya tıklayabilirsiniz.) diğeri ise yaprak dökümü ağacı olarak bilinen Türkiye'nin en meşhur palamut ağacı.
Sadece bu ağaç'ı görmek yanında fotoğraf çektirmek için bir çok kişi buraya gelmiş. Gerçi bu ziyaretim fotoğraf çekimi için pek uygun değildi bir çok açıdan ve bu iş için pek vaktim de yoktu, fakat yine de Pehlivanköy'ü gezerken Yaprak dökümü ağacının ve ilçenin fotoğraflarını çekeyim ve sizlerle paylaşayım dedim.
Pomakça daha geçmiş yıllara kadar geçerliliğini koruyan bir dil olarak kalmış. İlçeye bağlı Kuştepe köyü tamamen Pomak olup çocukları ancak ilkokulda Türkçe öğreniyormuş. Milli mücadele döneminde, Balkan Savaşları sırasında da bir yıllık işgal altında kaldı ancak Bulgar'lardan geri alınmış ve Pehlivanköy'de yaşayan Bulgarlar Osmanlı Devleti sınırları dışına çıkarılıp dışarıda kalan Pomaklar bölgeye yerleştirilmiş. I. Dünya Savaşı sonrasında da Yunanlılar tarafından işgal altında kaldı. Yunan işgali de iki yıl sürmüş. 9 Kasım da işgal sona erip Pehlivanköy Türk toprakları arasına katılmış.
Cumhuriyet Döneminde ise, 1935'ten 1941 arasında Trakya başmüfettişliği görevini üstlenen Kazım Dirik tarafından bölgeye çok yardım edilmiş. Halka hayvancılık konusunda eğitim ve Macar mimarlar tarafından ilçedeki Atatürk Meydanı, Mehmetçik parkı yaptırılmış halka spor malzemeleri sağlanmış. Bir süre sonra da Babaeski'ye bağlı bir bucak olan Pehlivanköy 1957'de ilçe olmuştur. Pehlivanköy ilçesine bağlı köyler ise Kuştepe, Doğanca, Yeşilpınar, Akarca, Hıdırca, Kumköy, Yeşilova, İmampazarı'dır. Pehlivanköy ile benim verebileceğim bilgiler bu kadar şimdilik isterseniz buraya ve buraya tıklayıp daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.
Bu benim Pehlivanköy'ü 2. ziyaretimdi ve bu ilçe'nin neyi meşhur derseniz şu an için şu 2 cevabı verebilirim. Birisi 100 yıllık bir gelenek olan trakyanın en meşhur panayırı, festivali olan 18 eylül de başlayıp 22 eylül de sona eren pavli panayırı (pavli panayırı hakkında detaylı bilgi edinmek için buraya tıklayabilirsiniz.) diğeri ise yaprak dökümü ağacı olarak bilinen Türkiye'nin en meşhur palamut ağacı.
Sadece bu ağaç'ı görmek yanında fotoğraf çektirmek için bir çok kişi buraya gelmiş. Gerçi bu ziyaretim fotoğraf çekimi için pek uygun değildi bir çok açıdan ve bu iş için pek vaktim de yoktu, fakat yine de Pehlivanköy'ü gezerken Yaprak dökümü ağacının ve ilçenin fotoğraflarını çekeyim ve sizlerle paylaşayım dedim.






2 yorum yapılmış:
13 12 2010 00:19
öyle çok şey var ki söylencek ama dile gelmiyor işte insana hüzün basıyor resimlere de bakınca çocukluğumdaki gençliğimdeki o her yere göre daha modern köy ..her yöreye göre daha temiz insanlar..şimdi çok uzaklarda kaldık biz memleketimizden çünkü geçinmek zorundayız...
24 02 2012 13:51
KÖYÜMÜM AŞIĞIYIMMMM,İYKİ TRAKYALIYIM İYKİ PEHLİVANKÖYLÜYÜM:) KEŞKE HERKES ÜZERİNDE YASADIGI BU GÜZEL TOPRAGIN KÖYÜMÜZÜN GEÇMİŞİNİ BİLSE !!
Yorum Gönder
Yorum yapmadan önce Adı/URL seçeneğini seçip en azından ismininizi belirtmenizi, Türkçemizi en iyi şekilde kullanmaya gayret göstermenizi ve hakaret içeren yorumlarda bulunmamanızı rica ederim.
Bu blogu takip etmek isterseniz facebook, friendfeed, twitter ve rss seçeneklerinden size en uygun olanını kullanıp, güncel içeriklerden anında haberdar olabilirsiniz. Ayrıca herhangi bir konuda benimle iletişime geçmek isterseniz, buraya tıklayın. Sağlıcakla kalın.