Bu tekerrür eden olaylar ise, özellikle son yıllarda oldukça gündem de olan "Sigara Yasağı" ve "Kürt Meselesi"
Meclis’te ilk sigara yasağı ne zaman gündeme geldiğini anlatan bölüm:
90 yıl önce Büyük Millet Meclisi’nin ilk kurulduğu günlerde hemen her yerde sigara içilmesi normal karşılanıyormuş. Sigaradan rahatsız olan milletvekilleri sigara yasağını, Büyük Millet Meclisi’nin toplantı salonunda uygulamak istemişler. Ancak Meclis’ten bu yasağa dair karar çıkmasına rağmen uygulamak mümkün olmamış.
Milletvekilleri uzun toplantılarda dayanamayıp sigaralarını yakıyorlarmış. Bu dumanlı ortamdan bunalan Ardahan Milletvekili Osman Server Bey, 8 Mart 1923’te önerge vererek, Meclis’in toplantı salonunda sigara içilmesinin yasaklanmasını, içenlere para cezası uygulanmasını talep etmiş. Meclis Başkanı, “önergeyi oylarınıza sunuyorum” demesine rağmen milletvekilleri, “Gerek yok” diye bağırarak, oylama yapılmasını engellemişler. Böylece Meclis’in toplantı salonunda sigara içilmeye devam edilmiş.
Kürt Meselesinin anlatıldığı bölüm:
17 Mart 1921 tarihinde TBMM’de Kürdistan ile ilgili genel görüşme yapıldı. Görüşmede, “Kürdistan meselesi diye bir mesele mevcut olmadığına” dair doğu vilayetlerinden gelen telgraflar okunmuş. Meclisi yöneten Başkan, “Son günlerin hadisesi durumuna gelen Kürdistan meselesi ile ilgili olarak Kürt kardeşlerimiz de böyle bir meselenin olmadığına dair telgraflar göndermiş. Bunlardan bir tanesini okuyalım” diyerek bir telgrafın okunmasınıistemiş... 24 Mart 1921 tarihinde tekrar Kürdistan meselesinin mevcut olmadığına dair muhtelif yerlerden telgraflar olduğu bildirilmiş.
Bu telgraflar teker teker okunmuş. 31 Mart 1921’de TBMM’ye bu konuda telgraflar gelmeye devam etmiş. Malatya Milletvekili Fevzi Efendi, bu telgraflara cevap yazılması gerektiğini söylemiş. Oturumu yöneten Başkan bu telgraflardan birinin okunmasını istemiş... Telgrafın okunması bittikten sonra Yozgat Milletvekili İsmail Fazıl Paşa telgrafların nerelerden geldiğini sormuş, Başkan, “Çapakçur, Genç ve birçok yerden” diye cevap vermişti. İsmail Fazıl Paşa, “Bitlis’ten, Siirt’ten, Süleymaniye’den mesela” deyince, Başkan da “Her taraftan geldi” diyerek, İsmail Fazıl Paşa’yı tasdik etmiş. Kütahya Milletvekili Cemil Bey bu telgraflara, Meclis namına teşekkür yazılmasını önermiş. Böylece Kürdistan meselesi olmadığına dair görüşmeler de bu çerçevede bitmiş.
90 yıl öncesin de yani bu iki meselenin de çıkış noktasının meydana geldiği zamanda, aslında ne sigara ile bir alıp veremediği varmış insanların, ne de Kürt meselesi ile ilgili. Sadece ufak tefek sorunlar varmış ve bu sorunlarda hep göz ardı edile, edile bu güne kadar gelmiş. Sonunda o zamanlar görüşülmeye bile layık görülmeyen sorunlar şimdilerde ülkemizi bir çok yönden tehdit eder hale gelmiştir.
Sigara konusunda bügünkü gelişmeler gayet iyi yönde seyretmekteyken, Kürt meselesi için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Hükümet açılım adı altında bu meseleyi çözmek için adım attı. Ama bu yaptıkları Kürt meselesinin çözümüne uzun dönemde pek katkı sağlamayacak ve daha çok kutuplaşmaya, bölünmeye yol açacak gibi görünüyor.
İlk bakışta iyi ve çözüme dayalı bir olay gibi gözükebilir. Fakat iyice irdelendiğinde ülkemizin güvenliğini tehdit eden sorunlar ortaya çıkarmaktadır. İnşallah hükümet bu açılım sevdasından vaz geçerler demiyorum. Hiç olmassa gerçekte barışa hizmet eden ve bölünmeye yol açmayacak bir yol izlerlerler. Yani bu açılım pkk açılımı olmaktan döner bir an önce inşallah.
Yılmaz Koç Utulanlar kitabında bu 2 konun dışında "Atatürk'ün, 1920 yılı başlarında Büyük Millet Meclisi'nin açılması için çalışmalar sürerken bayrak rengi olarak gök mavi rengi düşünmesi", "Atatürk’ü kim, niye düelloya davet etti?" gibi bir çok ilgi çekeçek konuya yer vermiş.
En iyisi siz kitabı edinin, tarihin bilenmeyen ve az bilenen bu detaylarını öğrenmiş olun. Şu an internet'ten kitabı edinebilceğiniz bir kaç adres var. Fakat şu ana kadar linkini verecek kadar güvendiğim bir site olmadığı için sahaflara uğramanızı tavsiye ederim.


Öncelikle bir soru sorayım sana, Nükleer ile yaşamaya gerçekten hazır mısın? Herhalde kimse evet cevabını veremiyecektir, sen de tabiki. Ne duruyorsun o zaman! Şu anda hükümetin üzerinde karar vermeye çalıştığı nükleer santral ihalesini iptal ettirmek, nükleer kabusa son vermek senin elinde. Hemen şu an
Ülkeleri yönetenler ve dünya üzerindeki kapitalizm ve bir çok kötü yönlü strateji karşısında Greenpeace ve bu gibi oluşumların pek etkili olacaklarını sanmayabilirsin. Ama hiç olmassa karınca hikayesi vardır ya, aynen ordaki gibi en azından bu konudaki duyarlılığını gösterip, elinden geleni yapmalısın!
Geçen günler de Greenpeace eylemcileri “Nükleerle yaşamaya hazır mısın?” sloganıyla başlattıkları kampanya etkinliklerinin ilk ayağında “Abarjazz Avandgard Müzik Grubu” ile Tünel Meydanı’ndaydılar. Gaz maskeleri ve varillerle gerçekleştirilen eylemde hükümetin nükleer santral projelerini iptal etmesi istendi. Bu renkli ve sıradışı eylemin görüntüleri izlemediysen, buyur izle.

