Tsk'nın bu yaptığına neler denir neler,ama ben haddimi aşmamak için ayıp diyorum sadece.Genelkurmay Başkanlığı tarafından "Kamu Kurum ve Kuruluşları'ndaki Kıyafet Düzenlemesi" adı altında askerlere dağıtılan yani ergenekon sanığı emekli Orgeneral Hurşit Tolon'dan ele geçirilmiş olan 14
sayfalık kitapçıkta yer alan ifadelerin bazı kısımları ise şöyle:
"Başörtüsü, bir Kur'an hükmü ve ifadesi değildir… Peçe ve çarşaf ise İran ve Bizans kaynaklıdır"
"Türk gelenek ve göreneklerinde türban, peçe ve çarşaf yoktur. Türban, belirli dini inanışın simgesi olarak, toplum yaşamımıza bilinçli olarak sokulmuştur. Peçe ve çarşaf ise, İran ve Bizans kaynaklıdır" gibi fiadeler yer almaktaymış.
"Bu kitap, irticai unsurların baş örtüsü veya türbanı simge yaparak, demokratik ve laik Cumhuriyet aleyhine karşı başlattıkları gerici girişimlerin nedenlerini, Devletin kamu kurum ve kuruluşlarında uyguladığı kılık-kıyafet düzenlemelerinin hukuki gerekçelerini ve Anayasa ve kanunlar çerçevesinde konuya yaklaşımın nasıl olması gerektiğini açıklamak maksadıyla hazırlanmıştır."
"Türkiye'de başörtüsü veya türbanın kullanılması yasak değildir. Yasak, devletin temel düzeninin ve halka hizmette eşitliğin kısmen de olsa din kurallarına dayandırılmayacağı esasından hareketle, kamu kurum ve kuruluşlarında uygulanmaktadır. Devletin; sokakta, evinde, tarlasında ve kendi işyerinde başörtüsü ve türban kullanan kadınlarımızın kılık-kıyafetine karışması ve bunlara karşı herhangi bir yasak uygulanması söz konusu değildir."
"Türban, bir Kur'an hükmü ve ifadesi değildir. Bugün analarımız, ninelerimiz ve kadınlarımız başörtüsünü dini bir gerekçeden ziyade, bir giyim ve yaşam tarzı olarak kullanmakta ve takmaktadır."
"Türk gelenek ve göreneklerinde türban, peçe ve çarşaf yoktur. Türban, belirli dini inanışın simgesi olarak, toplum yaşamımıza bilinçli olarak sokulmuştur. Peçe ve çarşaf ise, İran ve Bizans kaynaklıdır"
"Devletin kamu kurum ve kuruluşlarında uyguladığı kıyafet düzenlemesinin bir amacı da, belirli bir dini düşünce ve inanışa göre; kılık-kıyafet, düşüncesi ve ibadeti aynı olan tek tip insan yetişmesine mani olmaktır."
"Kur'an'ın örtünme ile ilgili ayetleri, doğruluğu ve gerçekliği tam olarak bilinmeyen hadislere dayanılarak açıklanmakta, bu hadisler de Kur'an hükümleri gibi ortaya konulmaktadır."
"Anayasa'ya ve bu yargı kararlarına rağmen, bugün gelinen noktada; ‘Başörtüsü ve türban', din adına, demokratik ve laik Cumhuriyetimize karşı başlatılan karanlık amaçlı bir mücadelenin ‘simgesi' haline getirilmiştir. ‘Başörtüsünü bir yaşam ve giyim tarzı olarak benimseyen' insanlarımız, bu karanlık amaçlı mücadelenin esas oyuncuları tarafından, kendi amaçları doğrultusunda kullanmaya çalışılmaktadır..."
Tsk'nın din ile ilgili özellikle islamiyet ile ilgili irtica bahanesi altında yersiz dayatma ve fetvalarını herkes biliyor. Fakat bu kitapta resmen dinen örtünme yoktur demeye getirip, konuyu saptırmışlar.
Sakın yanlış anlaşılmasının Tsk'nın kurallarını vs tartışmıyorum, gerici yobaz olarak nitelendirebileceğiniz bir insan hiç değilim.
Fakat insanların dini özgürlükleri ile ilgili saçma sapan çoğu laik ülkelerde bile uygulanmayan ülkemizde uygulanan ve Tsk'nın benimsediği görüşler ve uyguladığı kararlar irtica, şeriat vs gibi unsurlarla pek ilgisinin olmadığı gibi vatandaşlarımızın kişisel hak ve dini özgürlükleri açısından önemli tehlikeler oluşturmakta. Bu da açıkça konuya objektif olarak bakıldığında görülüyor.



Özellikle 3 -6 yaş hakkında çocuklar hakkında bilmeniz gereken bir kaç hususa dikkat çekmek istedim bu sefer;




