Başarı İçin Nice Acımasızlıklar Yapanlara Ders Olsun!

Engelli çocukların bir yarışmada sergiledikleri örnek bir davranış'ın olduğu Tüylerinizi diken diken edecek bu sahne başarı için nice acımasızlıklar yapanlara ders niteliğinde...

Video ile ile ilgili başka bir ayrıntı bilmiyorum. Bilen olursa ve paylaşırsa sevinirim.

video

Türkiye Partisi

AK Parti'den ayrılan Abdullatif Şener, parti kurma hazırlıklarını tamamlamış ve bugün İçişleri bakanlığına dilekçeyi verip kamera karşısına geçmiş ve "Türkiye Partisi" nin yol haritasını anlatmış. Abdullatif Şener'in "Türkiye Partisi" nin açılış konuşmasıdaki dikkatimi çeken sözleri ise:

-Bugün Türkiye yeni bir partiyle kucaklaşıyor. Açıkçası Türkiye, Türkiye Partisi'yle tanışıyor. Ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. Niyetimiz hizmettir ve dürüst siyasettir.

Allah bizden hep iyilikler ve güzellikler sadık olmasını nasip etsin inşallah. Bu parti yeni bir partidir. Bu kadro yepyeni bir kadrodur, genç bir kadrodur. Yeni bir siyaset tarzı için, Türkiye için, ülkemiz ve halkımız için bir araya gelmiştir.

-Niyetimiz ve kararlılığımız hizmettir, dürüst siyasettir. Allah hayırlı ve doğru faydalı işler yapmamızı bizden hep iyilikler sadr olmasını nasip etsin inşallah. Bu parti yeni bir partidir, bu kadro yepyeni bir kadrodur. Türk siyasetinde çok sayıda siyasi parti var 50’nin üzerinde. Bunca siyasi partiden sonra neden yeni bir parti, neden yeni bir kadro, neden yeni bir siyaset tarzı? Çünkü Türkiye’nin yeni bir siyaset tarzına ihtiyacı var. Milletimizin yeni bir irade ortaya koymasına ihtiyacı var. Biz buna cevap veriyoruz.

-Türkiye Partisi bütün insanlarımızı kucaklamak, kimseyi ötekileştirmemek üzere kurulmuştur. Tarihi 25 Mayısı kazıyoruz.

-Biz 25 Mayıs'ı Türkiye Partisi'nin kuruluş günü olarak seçtik.

-Yeni bir siyaset inşa edeceğiz. Yeni bir siyaset tarzı ortaya çıkarcağız. Gençlerin önünü açacağız. Genç bir nüfusa sahip geleceğe umutla bakan Türkiye partisi, genç bir parti olarak kurulmuştur.

-Kadınlarımızın siyasete katılımını artıracağız. Kadınlarımızı siyasete davet ediyoruz. Siyasetin kenarında, köşesinde bırakılan gençlerimizi siyasete davet ediyorum. Gençlerimizin heyecanı siyaset arayışıdır, İşte Türkiye partisi... Tüm Türkiye'yi kucaklıyor...

Bunlardan ibaret. Cnn Türk'ün Türkiye Partisi'nin açılış konuşması ile ilgili görüntülerin yer aldığı videosunu'da buyrun izleyin.

video

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki , Türkiye partisi'nin ölü doğmuş cento örgütünü hatırlatan amatör bir şekilde çizilmiş logosunu pek beğenmedim.

Merkez sağ'nın partisi olma eğilimde görülen fakat sağ, sol gibi kavramları benimsemeyen Türkiye partisi'nin zamanla söylediklerinin arkasında durup durmadıklarını, ilk seçimde barajın altında kalıp kalmayacağını yada AKP gibi büyük bir bir çıkış yapıp yapamayacağını vs hepsini teker teker zamanla göreceğiz.

Abdullatif Şener'in söylediklerinin çoğu yerinde ve doğru..

Ama söz başkadır iş başka. Dilerim ki başarılı olur ve bu samimiyet, araç değil amaç olur.
Yeni kurulan bütün partiler bu gibi vaatlerle geliyor zaten "Türkiye Partisi" nin Akp den kopmuş bir muhalif parti olarak onların eksik ve yanlışlarını gidererek merkez sağ'sa iyi bir yere gelebilir. Sonuçta bu söyledilerim ve Abdullatif Şener'in söyledikleri hayal ve masal gibi şu an için.

İnşallah bu hayal gerçek olur.
Ama söylediklerinde samimi değilseler ve uygulamada bir şekilde başarısız olunursa masal'dan öteye gidemez....

Hangisi Köpek?

Üstteki fotoğraf bugün Bartın ile Karabük arasındaki karayolunda 74 AG 652 plakalı otomobil'in arkasına iple bağlı köpekle giderken çekilmiş. Yanından geçen sürücüler'in otomobili kullanan sürücüyü işaretlerle uyarmalarına rağmen. Aldırış etmeden sürücü yoluna devam etmiş. Dha ajansı'nın verdiği habere göre.

Gerçi çekilen fotoğraf söze hacet bırakmıyor :(

Kendini, hayvan dediğimiz, Allah'ın yarattığı, bu bizlerden daha primitif ama acı çekebilen, sevgi sadakat gibi duyguları olan yaratılmışlardan üstün gören ve eziyet etme hakkını kendinde bulan, mutasyona uğramış bu yaratığa diyecek laf bulamıyorum. Plakası belli ve Hayvan Hakları Kanunu'nda gereken ceza uygulanır inşallah. Tabiki bu insanlık dışı olaya verelebilecek bir ceza varsa bu yasada.

Son olarak yine soruyorum sizce hangisi KÖPEK?

Çocuk Olmak Eskiden Daha Keyifliymiş

İlk önce alttaki Göksel'in seslendirdiği son günlerde en sevdiğim parçalardan biri olan "Baksana Talihe" adlı şarkıyı dinlemeye başlayın derim.

Herkes'in eski günleri, özlem duyduğu anları, pişmanlıklarını anımsatır. Çoğu kişide eskiye duyulan bir özlem vardır özellikle. Neden? Eski Türk filmlerindeki samiyet yok artık, iletişim'in zor fakat kıymetli olduğu e posta yerine mektup gönderdiğimiz o günler, saklambaç, körebe, mendilim kimde, uzun eşek, ip atlama, birdir falan oynan çocuklar yok artık.



Artık çocuklar daha ziyade bilgisayar oyunlarını oynuyorlar. Eminimki biz bu basit oyunları oynarken daha çok keyif alıyor ve çocukluğumuzu daha insani duygularla, daha içten doya doya yaşıyorduk. Aşağıda sizleri o günlere götürecek bir slayt var. Buyrun izleyin.



Konuyu Hayrettin Yazıcı'nın yazmış olduğu bir şiir ile bitiriyorum. Dersenizki zamane çocukları neler yapıyor. Sizlere http://beyzaaru.blogspot.com/2008/12/zamane-ocuklar.html ve
http://www.cocuklacocuk.com/index.php/zamane-cocuklari/ yazılarını okumanızı öneririm.


Çocukluğuma Büyüsem

Zaman beni bir kalburdan eliyor,
Çocukluğum kuzu gibi meliyor,
Oyalanma bırak!Şimdi gel diyor,
Farkeder mi,tok olalım,yahut aç,
Oynayalım köşe-bucak saklambaç...

Bırakıpta beni nereye gittin,
Kaldım bir başıma iyi mi ettin?
Çocuk gözlerimde bak kıyametin!
Söyle! Bırakıpta gittin,ne hakla?
Bekliyorum seni çelik-çomakla...

Sen büyüdün boynum kaldı bükülü,
Koparmadım diktiğimiz o gülü,
Ogün,bugün,kapılarım sürgülü,
Görün hadi! Bugün çıkıp gel kaştan,
Aha! Bir top diktim yeni kumaştan...

Gidecektin madem,neden bir olduk,
Bir bedende,nasıl böyle savrulduk,
Tek kurşunla ikimiz de vurulduk,
Annem gidek diyor çimen basmaya,
Sensiz götürürler beni asmaya !...

Sen kal şimdi,çare yok ben büyürüm,
Gittiğin yolları ben de yürürüm,
Gün batınca neler olmuş görürüm,
Ölene dek,bizim ile kalır mı,
Alsam uçurtmamı ayıp olur mu?

Dağlar benim,uçuyorum kayarak,
Sen görmedin,bisikletim çift bayrak,
Bir gülümse,ister gel ağlayarak !...
İstediğin yerde beklerim seni,
Billah! Kandırırım yine annemi...

Bir gurbetten döner gibi gelirsem,
Mümkün olsa birgün sana büyürsem,
Yine koyaklarda türkü söylesem,
Hoşgeldin diyerek öpsen alnımı,
Birlikte söndürsek bu yangınımı!...

Tam yazıyı yayınlayacakken bu konuyu bir mim'e dönüştürmek geldi içimden. Aslından pek sevmem mim olayını ama konu çok hoşuma gitti ve başkalarının da bu konu ile ilgili paylaştıklarını okumak keyifli olur diye düşündüm.

Tamkarışık, Hülyaca,Seval Ünver, Beyaz mendil, Pichane, ve Emelsen'e yolluyorum. Bu kişilerden ricam; Eğer mim olayını benim gibi beğenmiyorlar ise bunun bir mim olduğunu belirtmeden de çocuklukları ile ilgili bir yazı yazabilirler.
Şimdiden hepsine ve affına sığınarak Göksel' e teşekkür ediyorum :)

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramımız Kutlu Olsun

Selvadan Yeni Makarna Anlayışı

Son günlerin en popüler ve ilgi çeken reklamlarından biri şüphesiz Uğur Yücel'in oynadığı "Makarnanın tarifi değişti" sloganı ile Selva makarnasının reklamı. Geçen cuma günü Selvadan eve bir paket geldi, yurtiçi kargo aracılığı ile. Koliyi açtığımda oldukça şık bir paket ile karşılaştım.

Özenle hazırlanmış bir kutusu ve içinde 3 paket makarna ve Yıldız şeklinde tel şehriye, makarna tariflerinin, makarna ve firma ile bilgilerin olduğu bir kitapçık ve bir dvd vardı. Nöbete gitmeden önce bir deneyelim dedik. Annem klasik kolay mantı şeklinde hazırladı makarnayı. Annemin demesine göre, ne kadar haşlarsan haşla yapışmıyor ve diri duruyormuş. Bencede öyle. Bunu sebebi ise durum buğdayı imiş.

Daha önce hamur gibi yediğim makarnalar aklıma gelince farkı anladım. Yanlış anlaşılmasın reklam falan amacı ile hazırlamadım bu yazıyı. Blog yazarlarından makarna ile görüşlerini paylaşmalarını rica etmişler. Bende mamülü beğendiğim için bu yazıyı hazırladım. Şunlarıda belirteyim. Yabancı bir marka olsa idi asla böyle bir tanıtım yapmazdım.

Reklam yapacak olsa idim bunu bedeli asla 3 paket makarna olmazdı ve bu kadar içten yazamazdım. Sonuçta iyi yönde bir farkındalık oluşturmaya çalışıyorlar. Makarna'nın bir çok yemek ve salata ile tüketilmesini tavsiye ediyorlar. Haksızda değiller yemekleri bu şekilde tüketmek son derece sağlıklı ve lezzetli oluyor. Sanılanın aksine.

Selva'nın yenilikleri hakkında daha ayrıntılı bilgi için buraya tıklayabilirsiniz.

Fırtına Öncesi Sessizlik - Tahir Şimşek

Myspacede gezinirken gözüme çarpan Tahir Şimşek'in sesini ve Fırtına öncesi sessizlik şarkısını çok beğendim ve şarkıya ait yeni çekilmiş video klibi sizlerle paylaşmak istedim. Klip'in 1 .bölüm diye bahsedilmesini bende anlayabilmiş değilim henüz. Tahir Şimşek'in web sitesi şu an yapım aşamasındaymış.

Buraya tıklayarak Facebook'taki fan sayfasına ulaşabilirsiniz. İyi seyirler.


video

Hayal Kurmanın Gücü

Kanada'daki bilim adamlarının yaptığı ve Amerikan "Proceedings of the National Academy of Sciences" dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre hayal kurmanın beynin birçok bölümünün işlevini artırdığını ortaya koyulmuş.

Araştırmada, bir kişi düşüncelere daldığında, beynin karmaşık sorunların çözülmesini sağlayan bölümlerinin işlevinin yoğun şekilde


arttığı gösterilmiş. Fakat bugüne dek bu bölümlerin karmaşık sorunlar karşısında yavaşladığı sanılmaktaydı.

Profesör Kalina Christoff, hayal kurarken, bir işe olduğu kadar yoğunlaşılmasa da beynin birçok merkezine başvurulduğunu belirtmiş. Araştırma birçok kişiyi algılarını gözden geçirmeye itebileceğini ifade etmekte, insanların fikir almaya alışkın olduğunu ve hayal kurmanın iyi bir şey olmadığını sandığını ancak durumun bunun tam tersi olduğunu vurgulamakta.

Sonuçta Profesör Kalina Christoff'un belirttiği gibi insanlar'ın bir çoğu bende dahil olmak üzere hayatının üçte birini hayal kururak geçirmekteyken, bilim bunu göz ardı etmekte. Aslında bu haber hayal kurmanın gücüne inanan biri olarak beni şaşırtmadı.

Bir şeyler başarmak için hayal kurmak önemlidir bence. Ben öyle yaparım mesela, semereleri de çoğunlukla iyi olmuştur. Tarihte liderler, bilim adamları hayalini kurdukları bir çok başarıya imza atmışlardır zaten.

Bu arada konu ilgili haberi aa haber ajansından edindim haberiniz ola.

Yay! Hareketi

Bilindiği gibi Youtube'den sonra Türkiyede en çok kullanılan video paylaşım sitelerinden biri Dailymotion da erişime kapandı. Böyle giderse yakında internet'ten pek fayda göremiyeceğiz anlaşılan.

Nihayetinde bugün internetine sansür uygulayanlar, yarın hayatınada sansür uygularlar.

Şu an ki durum sonun başlangıcı gibi adeta. Sanal ortamdaki sansür uygulamalarından rahatsız olanları buluşturmak amacıyla kurulmuş olan sansüresansür.org sitesinde daha önceki blog ve poster hareketlerinden sonra, şimdi de Yay! Hareketi'yle, (Video, poster, banner, sticker gibi çok yönlü bir şekilde, sansürün sadece sanal ortamda değil, gerçek hayatta da karşımıza çıkabileceğinin vurgulaması amaçlanan bir hareket.) konuyu gündeme taşımak ve kamuoyunun ilgisini sansüre çekmek için yola çıkmışlar.

Bu doğrultuda, 11 Mayıs 2009'da yeni hareket başlatmışlar. Bende daha özgür ve temiz bir internet için Yay! hareketine destek olmak istedim ve ilgili örnek videoları burada yayınladım. Buyrun izleyin. Sizlerde videodakilere benzer çılgınlıklarda bulunarak Yay! hareketine destek olabilirsiniz :D


Anneler Günü

Anneler Günü kendini 1600'lü yıllarda İngilizler'in "Anneler Pazarı" kutlamalarında göstermiş. Resmi olarak ise ilk kez Amerika Birleşik Devletleri'nde 1872 yılında kutlanmış.

Philedelphia'da yaşayan Ana Jarvis adındaki genç kız, annesinin ölüm yıldönümü olan Mayıs ayının ikinci Pazar'ının tüm eyalette 'Anneler Günü' olarak kutlanmasını istemiş.

Ana Jarvis'in gösterdiği gayret 1911 yılında semeresini vermiş ve her yıl Mayıs ayının ikinci Pazar gününün Amerika Birleşik Devletleri'nin tüm eyaletlerinde 'Anneler Günü' kutlanması hükümet kararıyla kesinleşmiş. O günden beri mayıs ayının 2. pazar'ı anneler günü olarak kutlanmakta. Günümüzde ise anneler günü ticari çıkar haline gelmiş durumda.

Yaşamımızı değerli kılan herşeyin bize temelini veren annelerimiz'in yılda sadece bir kez hatırlanması ve bundan çıkar sağlanması oldukça çirkin bir davranışken gayet normalmiş gibi gözükmekte. Bu yüzden annnelerimizin değerini her an bilmeli ve gereken saygı ve sevgiyi her zaman göstermeliyiz. Bütün bir yıl hiç arayıp sormayıp, sonrada anneler gününde onun yanında olmak ona hediye vermek vs hiç bir anlam ifade etmez.

Peygamber efedimiz'in ondört asır önce, "Cennet annelerin ayakları altındadır" sözüne mukaddes olmuş annelerimiz'in reklam aracı ve ticari amaçlar dahilinde kullanılmasını kınıyor fakat, evimiz'in en nadide çiçeği toplumumuzun temel direği sevgili fedakar Annelerimiz'in para uğruna abartılmış olsada özünde, Anne sevgisi barındıran bu gününü şimdiden kutluyor, hepsini o mübarek ellerinden öpüyorum.

Bu yazıda görsel olarak Ölümünden bir yıl önce kendisini ziyaret eden Nato'da görevli Amerikalı subayın bir sorusuna: "Ben o zaman gereken şeyi yapmıştım. Bugün de gerekirse aynı şeyi yaparım" cevabını veren 1955 yılında yılında Türk Kadınlar Birliği tarafından ölümünden bir kaç ay önce yılın annesi seçilen Türk Kadınının, Annesi'nin simgesi olan Nene Hatun'un resmini kullandım.

Tolga Bigili'nin hazırlamış olduğu amatör, klasik fakat insanın yüreğini burkan benim anlamlı bulduğum bir videoyu paylaşarak ve bir ilahide ki "Ana başa taç imiş, Her derde ilaç imiş, Bir evlat pir olsada, Anaya muhtaç imiş." sözlerini hatırlatarak bu yazıya son veriyorum.

video

Parmak İzinden Yüz Tanımı

Türk bilimadamları artık projeleriyle, buluşlarıyla bilim dünyasında yerini almaya başlıyor. Bu bağlamda Gazi Üniversitesindeki Türk bilim adamları ilk kez parmak izinden yüz tanımlayan bir sistem geliştirerek bir ilke imza atmışlar. Proje Bilgisayar Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şeref Sağıroğlu başkanlığında yürütülmekteymiş.

Yaklaşık 8 yıldır üzerinde çalışmışlar ve bugüne kadar 150 parmak izinden yola çıkarak, bu kişilerin yüzlerini tanımlamayı yüzde 3-5 yanılma payı ile başarabilmişler.

Projenin ilk aşamasında parmak izinden burun, göz ve kaş tanımı yapılabilirken, daha sonra dudak ve çehrede tanımlanabilmiş. İnsanların parmak izleriyle yüzleri arasında bağlantı bulunduğu tezinide bu şekilde ortaya koymuşlar.

Çalışma için ilk örnek projeyi yürüten Gazi Üniversitesi Rektörü olmuş. Bilgisayardaki yüzün kendisine benzeyip benzemediğinin konusunda "Bir çok karikatüristten daha iyi çizdi. Bu, başarılı bir çalışma olacak" demiş.

Gazi üniversitesi Türkiye için ticari yönden geliri olabilecek bu projenin patentinide almış. 3 boyutlu olarak yüz tanıma sistemini geliştirmek için çalışmaktalarmış. Alanında bir ilk olan bu çalışma içinde, binde bir kişinin bile yüzünü tanımlayabilseler Prof. Dr. Rıza Ayhan demiş olduğu gibi gerçekten büyük başarı.

Buraya tıklayarak örnekleri görebilir, puan verebilir ve bu sayede projeye destek olabilirsiniz.

Ayrıca parmak izlerini gönderenlerin yüzlerinin tanımlanacağını da belirtilmiş sitede.

Yorum Sizden

Geçen günlerde iletişim bölümünden bir arkadaş bana bir video linki göndermiş. Bende bugün izleyeyim dedim. Video yorumsizden.com sitesinin yapımı bir kısa filmmiş meğerse.

İzlemeye başladığımda başlarda bir şey anlamadım, fakat video ilerledikçe ve ilgili link'i ziyaret ettiğimde Bursa'nın İnegöl ilçesinde yaşayan Serdar ve Yasemin Demircioğlu tarafından kurulmuş çevreye duyarlı gençlerin duyarlılıklarını ve çalışmalarını çok güzel bir şekilde yansıttıkları, bir kamoyu oluşturarak, İnegöl ile ilgili bir çok sorunu çözüme kavuşturdukları, İnegöl ve çevresinde takip edildilen, Altın Örümcek Web Ödüllerinde Türkiye’nin en iyi 50 sitesi arasına girerek “Jüri Teşvik Ödülü” almış olan, yerel bir tv'de sürekli olarak çocukların sunduğu bir programları yayınlanan, kısacası sosyal sorumluluk adına örnek bir site karşıma çıktı.

Serdar ve Yasemin Demircioğlu ve sitedeki tüm çocukları can-ı gönülden tebrik ediyorum, her ilçeye örnek olabilecek böyle bir site hazırladıkları ve 2005 yılından bu yana İnegöl adına sosyal sorumluluk projelerini sürdürdükleri için. Yukarıda sitede ki kendimizi tanıtalım link'inde bulunan hoşuma giden resmi (Resimdeki yazıları okumak için üzerine tıklayınız.), yazının sonunda da anlatmış olduğum video'yu paylaştım. Buyrun izleyin ve daha sonrasında bu örnek sosyal sorumluk sitesini ziyaret etmek için tıklayın.

video

Turistlerin Güldüren Tatil Şikayetleri

İngiltere'nin her yıl turistlerin gülünç şikayetlerinden oluşan bir liste derleyen Daily Telegraph gazetesi'nin bu seneki listesin de ülkemize gelen turistler'in güldüren şikayetleri ise şunlarmış;


-İşportacıdan 5 avroya RayBan güneş gözlüğü aldım ama sahte çıktı.
-Bize denizde balık olduğunu söylemediler. Çocuklar çok korktu.
-Benim tek yatak odalı dairemi arkadaşların üç odalı dairesiyle karşılaştırdım. Onlarınki benimkinden önemli ölçüde büyüktü.
-Broşürde "Konaklamada berber yok" deniliyor. Biz kuaförlük eğitimi alıyoruz, orada kalabilir miyiz?"
-Plaj çok kumluydu...
-Sahil broşürde gördüğümüz sahile benzemiyordu. Broşürünüzde kumsal sarı görünüyor, bizim gittiğimizse beyazdı.
-Plajda üstsüz güneşlenmek yasaklanmalı. Kocam bütün gün diğer kadınları seyrettiği için tatilim burnumdan geldi.
-Plajdaki yiyecek büfesinden alışveriş eden turist: Dışarıda klima olmaksızın sıcakta kuyrukta bekledik.

Sanırım bu şikayetleri çok gezmekten, güneşlenmekten yada şiş-kebab rakı'yı fazla kaçırdıkları için söylemişlerdir :D

Diğer ülkeler'e giden turistler'in gülünç şikatlerinden en çok güldüklerim ise;

-Afrika'daki doğal parkta ereksiyon halindeki bir fili gören bir turistin şikayeti ise şöylemiş: "Bu azgın canavarın görünümü, kendimi yetersiz hissetmeme yol açarak balayımı mahvetti."

-Holland America Line yolcu gemisinin resepsiyonuna kızgınlıkla inen bir turist, odasının değiştirilmesini talep etti. Görevli turisti sakinleştirmeye ve odasını neden değiştirmek istediğini anlamaya çalışırken turist şunları söyledi: "Bu yolcu gemisine avuç dolusu para ödedim ve bana deniz manzaralı bir oda verileceği söylendi. Ancak penceremden görebildiğim tek şey Allah'ın belası bir park yeri..." Görevlinin cevabıysa şuydu: "Henüz demir almadık."

-Nişanlımla iki yataklı oda ayırttık ancak bize çift kişilik yataklı bir oda verildi. Nişanlımın bu yüzden hamile kalmasından sizi sorumlu tutuyoruz. Bizi istediğimiz gibi bir odaya koysaydınız bunlar başımıza gelmezdi... Daha neler :D

Mardin'in Bilge Köyündeki Katliam

Mardin'in Mazıdağı ilçesine bağlı Bilge köyünde nişan evini basan caniler 16 kadın ve erkeği kuşuna dizmişti 2 gün önce. Yaşanan olay Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük katliamı olarak tarihe geçmesinin yanısıra, bu hain saldırıda yaşananlar'ın ayrıntılarında, göz altına

alınan zanlıların olay gecesi hayatını kaybendenlerle aynı sülalede ve 6'sı çocuk, 3'ü hamile 16'sı kadın 22'si erkek olması, çoğu kişinin namaz kılarken vurulması gibi bilinen veya bilinmeyen daha bir çok vicdansızlık ve cehalet örnekleri var.

Bu akıl almaz katliamın, alabalık çiftliği yüzünden aileyle husemeti bulunan saldırganların kızı kendi yakınlarına istediği verilmeyince de töre gereği yapıldığı ve bir tecavüz davasının töre gereği intikamının alındığı yönünde haberler var şu ana kadar.

Yaşanan olaydan bir kişi yaralı olarak kurtulabilmiş ve katliam tam otomatik kalaşnikof silahlarla yapılmış. Tabi buradan yazmak kolay, ateş düştüğü yeri yakar. Fakat bu ateş tüm Türkiye'ye düştü ve mazisi uzun yıllar silinmeyecek büyük derslerin çıkarılacağı bu katliamda ki katiller ne gibi ceza alacaklar çok merak ediyorum. Şu an ülkemizde idam cezası yok bilindiği gibi.

Bu katillerin idam edilmesi insanlık ayıbı sayılsada, yaşamalarıda bence büyük insanlık ayıbıdır.

Blog Ödülleri'nin Ardından

Cumartesi günü düzenlenen 2009 Blog ödülleri konferansına yetişemedim. Aslında panellere katılmak istiyordum, ancak 18.00 sularında, kişisel kategorisinde 2. olan kuzenim Gürkan Kalkan ile birlikte orada olabildik.

Girişte Tunç Kılınç ve Uğur Özmen bizi içten bir şekilde karşıladılar. Ortamdakileri şahsen pek tanımadığımızdan genelde ortada dolanıp durduk. Blogger panelini 20 dk kadar da olsa dinleyebildik.

Sülayman Sönmez, Tunç Kılınç, Levent Özen, Ali Ayvaz ve ödül töreninin bitiminde Burak Budak ile tanıştım. Şansımız'a yanımızda ki kameranın ve fotoğraf makinesinin arızalanacağı tuttu. Yine kötü de olsa bir kaç resim çektik, çekilebildik.

Pek iyi de olmasalarda çektiğimiz fotoğrafları yayınlayayım dedim. Zaten fotojenik değilim fotoğraflarda put gibiyimdir her zaman :D Süleyman Sönmez hocam 200'e yakın fotoğraf çekmiş ve konuyu ayrıntılı bir şekilde anlatmış. İnşallah seneye panellere falan yetişir baştan sona orada olurum. Son olarak bu yarışmada 2. olmamı sağlayan tüm okurlarıma, Bö! takımına ve sponsorlara teşekkür ediyor, dereceye giren tüm blog yazarlarını tebrik ediyorum.

Kamu Personel Sistemi Değişiklikleri

Kamu Personel Sistemine Başbakanlık Devlet Personel Başkanlığının 2009 Yılı Performans Programı, çalışmaları bir süredir devam eden yeni Personel Rejiminin ana hatlarını ortaya koymasıyla birlikte farklı ve köklü değişiklikler geliyormuş. Kamu ve personel sistemi ile ilgili bu değişiklerinin başlıcaları ise;

Uzman kamu personelinin kuruluşlarda görevlendirmelerine olanak tanıyan esnek çalışma modelini Kurum içi, kurumlar arası ve bölgeler arası personel dağılımı yeniden düzenlenerek, vatandaşa doğrudan hizmet verilen noktalardaki personel açığı giderilecekmiş.

Kamu kurum ve kuruluşlarının kadro ve pozisyon bilgilerinin merkez, bölge, il, ilçe, yurtdışı hizmet birimleri itibariyle tespit çalışması yapılacek ve bu şekilde istihdam fazlası veya yeterli personeli bulunmayan hizmet birimleri tespit edilerek, dağılımdaki dengesizliğin giderilmesine yönelik öneriler hazırlanması ve kurumlarla müşterek çalışmalar yapılacakmış

Tüm kurum ve kuruluşlar arasında uyum ve dengeyi sağlamak için, "Modern personel yönetimianlayışı içerisinde personel rejimini gözden geçirilecek ve kamunun her kesimini içine alacak şekilde yeniden biçimlendirilecekmiş.

Kamu kurum ve kuruluşlarında kadro unvanlarının standartlaştırılması ve kodlandırılması sağlanacak ve görev tanımları yapılacakmış.

Kamuda iş analizi çalışmalarını yapmak üzere komisyonlar teşkil edilecekmiş.

Komisyonlar gerekli inceleme ve araştırmaları yürütecek ve bunun sonucunda öncelikle pilot uygulama için seçilecek kamu kurum ve kuruluşları nezdinde hedefe ilişkin unvan standardizasyonu ve görev tanımları yapılarak, tüm kamu kurum ve kuruluşlarında bu çalışmalar sonuçlandırılacakmış.

Kalkınma planlarının süresi, sosyal ve ekonomik hedefleriyle uyumlu olmak üzere kamu kesiminde insan gücü planlaması yapılarak, performansa dayalı yönetim anlayışı geliştirilecekmiş.

Personel performansını ölçmeyi sağlayacak objektif ve saydam standartlar geliştirilecekmiş. Bunun için yabancı ülke personel değerlendirme sistemleri ve uygulamaları da incelenecek ve Türkiye şartlarına en uygun standartlar, görev özellikleri de dikkate alınarak geliştirilecekmiş.

Kamu kurum ve kuruluşlarında ihtiyaç duyulan sayı ve nitelikte personel istihdamı temin edilecek ve değişen şartlara uyumlu etkili bir insan kaynakları planlaması yapılacakmış.

Kamu kurumu ve kuruluşlarında tüm çalışanların yetkin bir seviyeye ulaştırılması ve değişen şartlara uyum sağlanması için etkili stratejik insan kaynakları planlaması yapılması büyük önem arzettiği için. Bu çerçevede yapılacak kapsamlı plan sayesinde 5 yıllık, 10 yıllık öngörülerle hangi kamu kurumunun hangi nitelikleri haiz, ne kadar personele ihtiyaç duyduğu tespit edilecek vebu ihtiyaçlara göre personel istihdamı yoluna gidilecekmiş.

Kamuda kurumsal insan kaynakları planlamasına ilişkin esas ve usuller geliştirilecek, insan kaynakları planlaması yapılması konusunda yabancı ülke uygulamaları da yerinde incelenecek, araştırmalar yapılacakmış. Seminer, panel, konferans gibi etkinlikler düzenlenip, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları da dahil tüm kesimler ile görüş alışverişinde bulunulacakmış.

Bu görüşler çerçevesinde pilot uygulama için seçilip kamu kurum ve kuruluşları nezdinde iş analizi, görev tanımları ve iş değerlendirmesi çalışmaları yürütülecekmiş. Söz konusu kurumların hizmetin gerektirdiği nicelik ve nitelikte kadro ve pozisyon sayılarıyla, çalışacak personelin nitelikleri tespit edilecekmiş. Pilot uygulamalarla elde edilen sonuçlar gözönünde tutularak, tüm kamu kurum ve kuruluşlarının kurumsal insan kaynakları planlamalarını yapması temin edilecek ve hazırlanan kurumsal planlamalar baz alınarak, ulusal insan kaynakları planı uygulamaya konulacakmış.

Kamu kurum ve kuruluşlarının sahip olduğu personel profilinin envanteri çıkarılıp ve kuruluşların hizmetlerini yürütebilmeleri için ihtiyaç duyduğu meslek dalları tespit edilecek ve bu çerçevede kamu yönetiminin makro düzeyde ihtiyacı olan nitelikli insan gücünün yetiştirilmesinin temini maksadıyla Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK başta olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla gerekli koordinasyon sağlanarak, işbirliği içerisinde projeler geliştirilip, yürütülecekmiş.

Kamuda esnek çalışma modellerinin uygulanmasına yönelik araştırmalar yapılıp, ilgili mevzuat düzenlemeleri gerçekleştirilecek.

Uzman kamu personelinin bilgi birikimi ve tecrübelerinden azami seviyede yararlanılarak, kamu sektöründe etkinlik ve verimliliğin artırılması amacı ile, farklı kamu kurum ve kuruluşlarında bu personelin görevlendirilmelerine imkan tanıyacak esnek çalışma modellerinin kamuda uygulanabilirliği araştırılacak ve bu şekilde istihdama imkan tanıyacak mevzuat çalışmaları yürütülecekmiş.

Kamuda hizmetin yürütülmesinin gerektirdiği seviyede personel istihdam etmesi sağlanacak ve buna ilişkin usul ve esaslar tespit edilecekmiş.

Özelleştirme işlemleri neticesinde istihdam fazlası haline gelen personelin diğer kamu kurumlarına nakli gerçekleştirilecek ve özelleştirme sonucu istihdam fazlası haline gelen personelin, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına naklinde çeşitli problemlerle karşılaşılaşması engellenmiş olacak. Bu personelin, kurumların personel ihtiyaçları da gözetilmek suretiyle nakli gerçekleştirilecek, bu süreçte karşılaşılan sorunları giderecek usul ve esaslara dair çalışmalar yapılacakmış.

Hizmet içi eğitim faaliyetlerinin daha etkin olacak şekilde düzenlenmesi suretiyle kamu personelinin niteliği her bakımdan yükseltilecekmiş.

Kamu personelinin kariyer ve liyakat ilkeleri esas alınarak, görevden yükselme ve unvan değişiklikleri sağlanacakmış. Eğitim ve sınav şartına bağlanan hiyerarşik kadrolar ile öğrenimle ilişkili unvanlı kadrolara yapılacak atamalar kariyer ve lilayat ilkeleri ile gerçekleştirilecekmiş.

Kamuda çalışan personelin görevde yükselme ve unvan değişikliği şeklinde yapılacak atamalara ilişkin usul ve esaslar daha objektif kıstasları içerecek edecek şekilde geliştirilecekmiş.

Kamu personelinin eğitimiyle ilgili yeni bir teşkilat olarak kurumlar arası Eğitim ve Kongre Merkezi yapılacakmış.

Kamu yönetimiyle ilgili araştırma ve incelemeler yapılacak ve personel rejiminin işleyişini etkileyen temel problemlerin tespit edilip, saptanan sorunlara ilişkin çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla araştırma ve incelemelerde bulunulacakmış.

Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin niteliklerini, ödev, hak, yetki vesorumluluklarını belirleyen mevzuat hazırlanacak ve bu mevzuatın kamu yönetiminde birlik ve beraberlik içinde uygulanması sağlanacakmış.

Benzer statüde görev yapanlara, birbirine yakın oranlarda zam ve tazminatların ödenmesi suretiyle kurumlar arası ücret adaletsizlikleri giderilecek ve aynı zamanda görevi dolayısıyla farklı ücret alması gereken personele de bu ödemelerin yapılmasına yönelik çalışmalar yürütülecekmiş.

Kamuya ilk defa alınacak personele ilişkin genel esaslar tespit edilecek, kurumlar arasındaki farklılıklar önlenecekmiş.

Kamu görevlilerinin ortak ekonomik, sosyal, mesleki hak ve menfaatlerinin korunması ve geliştirilmesi için oluşturulan sendika ve konfederasyonlara ilişkin mevzuatın birlik içinde uygulanması sağlanacakmış.

Sendika ve konfederasyonlara ilişkin belge ve kayıtların merkezi olarak tutulmasına yönelik çalışma yapılacakmış.

Kamu yönetiminde rasyonel bir yönetim gerçekleştirilecekve böylece kurumlar arasındaki görev ve yetki karmaşaları giderilecekmiş.

Kamu kurum ve kuruluşlarınca kullanılan idari usul ve metotları değerlendirilerek, çalışma usulleri ve iş aksamları geliştirilecekmiş.

Kamu kurum ve kuruluşlarının teşkilat, görev ve yetkileri, memleketin gelişen ve değişen kültürel, sosyal ve ekonomik şartlarına göre yeniden düzenlenecekmiş.

Mevcut teşkilat yapıları tespit edilecek ve merkezi bilgisayar ağı ile bilgiler sürekli güncellenecekmiş.

Kamu Personeli Bilgi Sistemi (PER-NET) ve KADRO-NET projeleri gerçekleştirilecek ve bu projelerle kamu çalışanlarına ait bilgiler on-line sistemle güncel olarak tutulacakmış.

Kamu kesimi istihdam bilgilerinin MERNİS-KPS (Kimlik Paylaşım Sistemi) ve kamu kurum ve kuruluşlarınca oluşturulan kayıt sistemi ile irtibatlı olarak tutulması ve TC Kimlik Numarası esasalınarak uygulamanın birlikte yürütülmesi sağlanacakmış.

Belirtmiş olduğum gibi bir çok değişiklik var kamu personeli sistemi için ama ne kadar yeterli ve uygulanabilir, burası tartışılır. Fakat bu değişilikler kamu personellerinin beklentileri doğrultusunda hazırlanmış gibi gözüksede pek öyle görünmüyor açıkçası.

Halkı Ayaklandıran Asılsız Anneler Günü Mesajları

Şanlıurfa, Adana ve Iğdır'da dan sonra Trabzonda da yüzlerce kadının telefonuna TC kimlik numarasının son rakamı 4 olanlara "Anneler Günü" hediyesi olarak Ziraat Bankası tarafından 400 TL verileceği yazan kısa mesajlar halkı ayaklandırmış.

Valilikler'den yapılan açıklamalarda, bazı kadınların bankaların yanı sıra kurumlarına da başvurduğunu, kuyrukların oluştuğunu, böyle bir çalışmasının ve Anneler Günü için ayrılan özel bir bütçesinin olmadığını, iddiaların dedikodudan ibaret olduğu bildirilmiş.

Bu mesajlar en çok Trabzon'da rağbet görmüş ve olaylara neden olmuş. Anneler günü'nü bahane edip bu fıkra gibi, eşek şakasını yapmak neden ve nereden akıllarına geldi çok merak ediyorum bende.

Lise ve Ortaokullar Yönetmeliği’nde ki yeni düzenlemeler

Milli Eğitim Bakanlığı Lise ve Ortaokullar Yönetmeliği’ne yeni düzenlemeler getirecekmiş. Yeni yöntemelikle gelecek başlıca değişiklikler ise; Genel liselerin sınıf mevcudu da 36’yı geçmeyecek, 18 yaşından gün alan liseye gidemeyecek, fakat valiliğin izni ile "bir yaş büyük öğrencilerin" liseye alınabilecek, hamile olan öğretmenlere doğuma üç ay kala ve


doğumdan sonra bir yıl nöbet görevi verilmeyecek, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda liselilerin de iki gün tatil yapılacak, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nda hem lise hem de ilköğretim öğrencilerine tanınan "ertesi gün" tatili, 23 Nisan’larda da ilköğretimle birlikte lise öğrencilerine de tanınacakmış.

1 Mayıs'ın Ardından

1977'de 37 kişinin can verdiği 1 Mayıs İşçi ve emekçi bayramının 31'inci yıldönümünde, çok uzun bir aradan sonra Taksim'de makul sayıda kutlamalar oldu. Polisimiz, başarılı bir şekilde provokatörleri, Taksim’e yürüyen işçilerden ayırınca, buradaki kutlamalar çiçeklerle, halaylarla, sloganlarla özlenen şekilde sona ermiş oldu.

Lakin Taksim’e çıkan diğer bölgeler, her zamanki gibi savaş alanına döndü. Buralarda göstericilerle polis arasında taşlı, sopalı, biber gazlı ve boyalı sulu ufak bir savaş yaşandı. Bu arada bilinçsizce bankalara saldıran pravakatör gruplar bir bankaya saldırıları anında çirkinlikte sınır tanımadıklarının adeta göstergesi olan yabancı basında yankı uyandıran yayımlamış olduğum bir kare var ki o olmadı işte...