Kapatıyoruz Dönemi

Yurdum insanının dehasına, uyanıklığına, ticari zekasına hayran olmamak elde değil! Konumuzun çıkış noktası Mehmet Koçoğlu adında bir işadamı'nın Kapatıyoruz! fikri ile köşe olması. Mevzu şöyle gelişiyor 2001 de ki krizde firmasını kapatmak zorunda kalan Mehmet Koçoğlu elinde kalan malları satmak için astığı ve üzerinde kapatıyoruz yazan bez afişi yeni bir iş modeline dönüştüyor ve bu yolla büyük bir gelir elde ediyor. Buraya kadar herşey normal, ticari zekasını ve fırsatçılığını kullanmış diyebilirsiniz.

Ama konu biraz irdelendiğinde çok daha farklı sonuçlar ortaya çıkıyor.

Bir çok haber sitesinde ve haberin aslında gizliden bu iş modelini destekler şekilde bu haberin altına uzmanlar bu iş modelini beğendi, falan filan diye yazılmış. Konuyu değerlendiren uzmanlar işe sadece para kazanma gözüyle baktıkları için bu yöntemi doğru buluyorlar.

Ama ben konuyu genel olarak ele almak istiyorum. Aslında bu tür dükkanlar bir çok yerde karşımıza çıkıyor. Hatta kapımızın önüne kadar ilanları geliyor.

Bir çoğumuza da cazip gelmiştir böyle dükkanlar, alışveriş bile yapmışızdır hatta. Ben bile evlilik hazırlığı içinde olduğum dönem de bu tür bir mobilya mağazalardan birinden alışveriş yapmayı düşünmedim değil. Ama biraz araştırdaktan sonra bana göre olmadığını anlayınca vazgeçtim. Zaten satılan malların garantisi yok ve bir çoğu benim ve nişanlımın zevkine ve istediğimiz kaliteye uygun değillerdi.

Aslında bu tür yöntemler yıllardır ülkemizde farklı, farklı şekillerde uygulanıyor. Fakat bu haberin gündeme gelmesinin asıl nedeni, bu uyanık işadamının kapatıyoruz'u marka haline getirip patentini alması. Bu uyanık işadamı konu ile ilgili "Tüketiciyi asla kandırmıyoruz, mallar bitince gerçekten dükkanı kapatıyoruz" demiş.

Mehmet Koçoğlu her ne kadar inkar etsede batan, biten, düşen şirketlerden 10 liralık malı 1 liraya alarak bu ticareti yaptığı için düşüne tekme atmış oluyor.

Adını henüz koyamadığım bu ticaret modeli için; Ülkemizdeki ekonomik düzeyin düşüklüğünü ve cin fikirli insanların ne kadar çok olduğunu göz önüne aldığımda geç bile kalındığını söyleyebilirim.

Ne diyeyim "Mevzu ekmekse gerisi tefarruattır" sözüne itibar edildikçe daha çok böyle ticaret modelleriyle, garip garip olaylarla karşılaşırız...

1 yorum yapılmış:

  bahar gelsin

13 11 2009 06:45

ee valla ben de aldandım çarşaf falan boyutnda küçük şeylerdi ama pes yani patent almış adam
girişimcilik bu işte:))

Yorum Gönder

Yorum yapmadan önce Adı/URL seçeneğini seçip en azından ismininizi belirtmenizi, Türkçemizi en iyi şekilde kullanmaya gayret göstermenizi ve hakaret içeren yorumlarda bulunmamanızı rica ederim.

Bu blogu takip etmek isterseniz facebook, friendfeed, twitter ve rss seçeneklerinden size en uygun olanını kullanıp, güncel içeriklerden anında haberdar olabilirsiniz. Ayrıca herhangi bir konuda benimle iletişime geçmek isterseniz, buraya tıklayın. Sağlıcakla kalın.