2010'da Blog Ödülleri

11 Mart 2010 Perşembe |

Blog Ödülleri İlk Olarak 2008'de Bloglama tarafından düzenlenmişti. İkincisi ise 2009'da yine Bloglama tarafından düzenlendi. Ben de ilk olarak 2009 blog ödüllerine katılmış, NTVmsnbc'nin sponsoru 0lduğu Haber - Gündem kategorisin de yarışmış ve 2. olmuştum. Yarışmış olduğum

2. Blog Ödüllerin de Eray endeş ve ekibi her ne kadar titiz bir çalışma içinde olsalar da. Bir çok olumsuz yönde eleştiriler almışlardı. Ama bu sene geçen seneki eksikliklerden ders alarak gayet iyi ve daha düzenli bir sistem geliştirmişler ve seçkin bir juri oluşturmuşlar. Özellikle cep telafonuyla aktivasyon sistemini seçmeleri iyi olmuş.

Ben de dün kaydımı yaptım yine Haber - Gündem kategorisinde de yarışacağım kısmet olursa. Sizin de bir blogunuz varsa ve hala kaydını yapmadıysanız buraya, 2010 Blog Ödülleri hakkında bilgi edinmek için ve yeniliklerden haberdar olmak için de buraya tıklayabilirsiniz.

O kadar 2010 Blog Ödülleri yani BÖ! 2010'dan bahsettim, Yılmaz Barış, Ahmet Burak Bal, Recep Hilmi Tufan'ın düzenlemiş olduğu Altın Klavye Blog Ödülleri'nden bahsetseme olmazdı. Bu yarışmanın farkı blogcular tarafınan düzenlenmesi ve daha amatör ama ticari bir amacı olmaması. Zaten bu yarışma ilk defa düzenlenecek inşallah. Daha önce Altın Fare adında düzenlenecekti bu yarışma, ama daha değişik, iyi bir sistem ve yapıyla birlikte ismi de değişerek Altın Klavye oldu.

Başvuru süreci 15 martta başlayacak olan Altın Klavye Blog Ödülleri'nin sonuçları, BÖ! 2010 yani 2010 Blog Ödülleri'nin Ödül töreni ile aynı günde mayısta açıklanacakmış. Ayrıca Altın Klavye Blog Ödülleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için de buraya tıklayınız.

Sonuç itibariyle bu sene Türkiye'de iki farklı Blog Ödülleri düzenlenecek. Ben bu 2 organizasyona da güveniyorum. Tabiki Altın Klavye daha her açıdan çok gelişmesi gereken bir organizsayon olmasına rağmen Blog Kürenin gelişimine iyi bir katkı sağlayacaktır. Her 2 yarışmanında adil bir şekilde gerçekleştirilip, ödülleri hak eden blogların kazanmasını dileyerek bu yazıyı sonlandırıyorum.

Devamını Oku

Türkiye Satılarak Değil Üreterek Kalkınır!

10 Mart 2010 Çarşamba |

AKP hükümetinin izlediği yanlış politikalar ve stratejileri anlatmaya kalksam ömrüm yetmez herhalde. Ben de AKP hükümeti'nin bana göre ne büyük yanlışı olan Vatanın topraklarını, şirketlerinin, bankalarınını saterken veyahut kiralarken yaptığı yanlışlıklara değineceğim: Dört bir yanı kanlarla kazanılmış her şehrinde her köyünde Vatan olarak Türkü Kürdü Çerkezi Lazı olarak binlerce Şehit verdikten sonra neden parası ile topraklarımızı zamanında canlar vererek kurtardıgımız insanlara parası ile satıyoruz? Şehitlerimize yazık kemikleri titriyorur hepsinin! Şehitlerimiz canları ile aldıkları toprakları bir taşını bile başkalarına vermemek için hayatlarından vazgecerek aldıkları toprakları başkasına parayla satmaya nasıl cicdanları el veriyor.

Ben pazarlamacıyım diyen bir Başbakan nasıl olur da Vatanın Ticareti olmayacığını düşünebelir ki. Bu söylediklerim işin Mili kısmı. Ya ekonomik kısmı, rakamlardan bahsedilince durum iyi gibi gözükse de. O rakamların iyi görünmesinin sebebi ülkemiz'in şirketlerinin, bankalarının, topraklarının acımasızca ve kapitalist bir düşünce ile satılması aslında. Yapılması gereken, yeniden milli ekonomiye dönmek ve devletçilik ve halkçılık ilkelerini uygulamak olmalı.

Atamız zamanın da karma ekonomi politikasıyla ülkeyi ayağa kaldırmıştı. Yine onun uyguladığı yöntemi uygulayarak ekonomiyi yeniden ayağa kaldırılmalı. Bunun için Atamızla ilgili daha çok daha çok okumak ve onu daha iyi anlamak zorundayız. Ama AKP hükümeti bu dediklerimin tam tersini uygulamakta ve üretime destek vereceğine ülkeyi resmen olmasa da satarak, Türkiye'yi her yönden zarara uğratmaktadır.

Aşağıda paylaşmış olduğum Hüsamettin Ataman ve Sebahattin Çılbır'ın düzenlemiş olduğu, özgürlük ve yanık ömer şarkılarının eşlik ettiği video'yu izleyince içinde bulunduğumuz bu utanç verici durumu daha iyi anlayacaksınız...


video

Devamını Oku

Antep Fıstığının Faydaları

09 Mart 2010 Salı |

Bedensel , zihinsel ve cinsel gücü arttırdığı, böbrek ve safra kesesi ağrılarını hafiflettiği, öksürük söktürdüğü ve vücudun gelişimende katkısı oladuğu bilinen Antep fıstığının faydaları saymakla bitmiyor. 2008 yılında Gaziantep’te yapılan bilimsel bir araştırmada, Antep fıstığı'nın damar tıkanıklığını önlediği, kolesterolü düşürdüğü belirlenmişti.

Geçen günlerde de ABD’nin Teksas Kadın Üniversitesi de Antep fıstığı ile ilgili bir araştırma daha yapmış. Bu araştırma şu şekilde gerçekleşmiş:

Araştırma için gönüllü olan katılımcılar iki gruba ayrılmış. İlk grupta bulunan deneklere, normal beslenme rutinlerinin yanında dört hafta boyunca 68 gram Antep fıstığı yedirilmiş. Dört haftanın ardından, Antep fıstığı tüketen grup ve tüketmeyen kontrol grubu üzerinde çeşitli ölçümler yapılmış ve katılan deneklere yapılan ölçümler sonucunda, her gün Antep fıstığı yiyenlerin vücudunda bulunan “gamma-tocopherol” adlı maddenin daha fazla olduğu görülmüş. E vitamininin bir türevi olan “gamma-tocopherol”, antioksidan işlevi görüyor. Bu madde, “serbest radikaller” adı verilen moleküllerin hücrelere vereceği zararın önüne geçiyormuş. Böylece kanser, daha gelişmeden engellenmiş oluyormuş.

Böylece benim çok sevdiğim ve yediğim, Türkiye'de de çok sevilen ye yenilen bir kuruyemiş türü olan Antep fıstığının bilinen faydalarınının yanına bir çok kanser türünü önlediği, yani antioksidan etkisinin olduğu da eklenmiş oldu.

Devamını Oku

Serkan Çağrı'nın Sokak Performansı ve Nazende Sevgilim

06 Mart 2010 Cumartesi |

Şükrü Tunar Eserleriyle Serkan Çağrı adlı son albümünü oldukça beğendiğim, Serkan Çağrı İle Bir Nefes programını vakit buldukça beğeniyle izlediğim, son günler de izlediğim en iyi film olan Eyyvah Eyvah'ın müzik yönetmenliğini yapan, dünyaca ünlü, Türkiye'nin en iyi klarnet virtiyözlerlerinden biri olan, Serkan Çağrı Beyaz Show'un dün geceki konuklarından biriydi.

Beyaz'ın ekibi geleneklerini bozmayarak Serkan Çağrıya özel bir video hazırlamış. Fakat bu video'da Serkan Çağrı da vardı. Kısacası Serkan çağrı Beyoğlu sokaklarında kimliğini belli etmeden klarnet çalıp para toplamaya çalıştı. Serkan Çağrı, bu video'nun sonrasında da stüdyo da Nazende Sevgilim adlı parçayı çaldı, Demet Akbağ ve Ata Demirer'de sesleriyle eşlik ettiler. Buyrun izleyin.

video

Devamını Oku

Manga'nın 2010 Eurovision Şarkısı We Could Be The Same (Aynı Olabiliriz)

04 Mart 2010 Perşembe |

Manga’nın 2010 Eurovision şarkı yarışmasında seslendireceği şarkı "We Could Be The Same" Türkçe adıyla "Aynı olabiliriz" adlı küresel mesajlar içeren şarkı oldu. Şarkının müziği ve şovu daha taslak aşamasın da eminim daha da gelişecektir. Bu şarkıyı her ne kadar, Hadise'nin şarkısından daha çok beğensem de, derece olarak hadiseyi aratır diye düşünüyorum. İnşallah ben yanılırım, Manga da 1. olur. Neyse lafı uzatmadan buyrun ilk önce Manga'nın–We Could Be The Same (Aynı Olabiliriz) Şarkısının sözlerini okuyun. Daha sonra da şarkı'nın ilk klibini izleyin.

WE COULD BE THE SAME

You could be the on in my dreams
You could be much more than you seem
Anything I’ve wanted in life
Do you understand what I mean?
I can see that this could be hate
I can love you more than they hate
Doesn”t matter who they will blame
We can beatthem at their own game
I can see it in your eyes
I doesn’t come as’a suprise
I’ve seen you dancing like a star
No matter how different we are
For all this time
I’ve been loving you
Don’t even know your name
For just one night
No matter what they say
And feel I’m turning the page
And I feel the world is a stage
I don’t think the drama will stop
I don’t think they’ll give up the rage
But I know the world could be great
I can love you more then they will blame
Doesn’t matter who they will blame
We can beat them at their own game

AYNI OLABİLİRİZ

Rüyalarımda gördüğüm O sen olabilirdin
Göründüğünden çok daha fazlası,
Hayatta istediğim her şey olabilirdin
Ne demek istediğimi anlıyor musun?
Bunun kader olabileceğini görüyorum
Seni onların senden nefret ettiğinden daha fazla sevebilirim
Kimi ayıpladıkları önemli değil
Onların kendi oyunlarında yenilebiliriz
Bunu gözlerinde görüyorum
Bu bir sürpriz değil
Seni bir yıldız gibi dans ederken gördüm
Ne kadar faklı olduğumuz önemli değil
Bunca zamandır
Seviyorum seni
İsmini bile bilmiyorum
Sadece bir geceliğine
Aynı olabiliriz
Ne derlerse desinler fark etmez
Yeni bir sayfa açtığımı hissediyorum
Dünyanın bir sahne olduğunu hissediyorum
Dramın sona ereceğini düşünmüyorum
Hiddeti bırakacaklarını düşünmüyorum
Ama dünyanın muhteşem olabileceğini biliyorum
Seni onların senden nefret ettiğinden daha fazla sevebilirim
Kimi ayıpladıkları önemli değil
Onları kendi oyunlarında yenebiliriz

video

Devamını Oku